|

Demokratik Gençlik Hareketi’nin (DGH) çağrısıyla seferber olan halk gençliğinin, Köy Çalışmaları sonrasında, faaliyete ve tecrübelerine ilişkin kaleme aldıkları düşüncelerini paylaşıyoruz.
İzmir’den bir katılımcı;
Köylük bölgelerde başlatılan emek seferberliği kampanyası siyasetimiz ve tarihimiz açısından çok önemli bir yerde durmaktadır.
Kampanyanın başlama sürecinden bitimine kadar çalışma esnasında çeşitli eksiklikler olmasına karşın bütün olarak çalışmanın hepimize çok ciddi katkılar sunduğunu ve bizler için öğretici olması açısından önemli sonuçlar çıkardığımızı düşünüyoruz.
Sürekli olarak teorik tartışmalarını yürüttüğümüz yeni demokrasi yürüyüşümüzün temel gücü olan köylüğün (yoksul ve orta köylülük) içerisinde yürütülen bu çalışma esnasında daha fazla ilişki kurma ve yaşamsal deneyimlerinden daha fazla yararlanma fırsatı bulduk.
Çalışmamızın en önemli kısmı ise köylük bölgelerde yaşanan sorunları pratik içerisinde gözlemleme ve tahlil etme imkânı bulmamızdı. Kitle faaliyeti anlayışımız olan “kitlelerden kitlere” siyasi anlayışımızın pratik içerisinde uygulamanın ne kadar önemli olduğunu çalışmada bulunduğum süre içerisinde bir kez daha bilince çıkarmış oldum.
Şüphesiz bir aylık zaman dilimi içerisinde yürüttüğümüz çalışmanın köylük bölgelerde kitle faaliyeti yürütme açısından yeterli olmayacağı aşikârdır. Ancak karalı ve sürekliliği sağlanmış merkezi bir politikayla köylük bölgelerde doğru bir kitle politikasının hayata geçebileceğini düşünüyoruz.
Bu çalışmanın ileriki dönemlerde daha bütünlüklü bir şekilde ele alınmasının önemli olduğunu düşünüyorum.
Eskişehir’den bir katılımcı;
Yaşanan son ekonomik kriz ile birlikte sömürüyü en derinden yaşayan işçiler-köylüler ve emekçi halkımızla birlikte üretim alanlarında olmak ve onların tecrübelerinden ve deneyimlerinden yararlanmak yaşamsal bir önemdedir.
Diğer gençlik örgütlerinin mücadeleyi salt üniversitelerdeki akademik-ekonomik bir mücadeleyle sınırladıkları bir dönemde Demokratik Gençlik Hareketi “Emek Seferberliği” kampanyası dâhilinde faaliyetçilerini ve çevre ilişkilerini köylük bölgelerde üretim alanlarına seferber etmesi siyasetimiz açısından oldukça önemli bir noktada duruyor.
Yoksul emekçi halkımızın çocuklarına üniversite kapılarının kapatıldığı bir dönemde DGH’nin kendisini kampuslarla sınırlı bir faaliyet alanından ziyade “Emek Seferberliği” şiarıyla temel kuvvetlerimiz arasında yer alması ve bu alanlarda, alan açması oldukça önemlidir.
Geniş halk gençliğine örgütsüzlüğün dayatıldığı bir dönemde, DGH’nin programatik görüşlerine yaslanarak köylük alanlarda faaliyet yürütme iradesini sürdürme ve bu alanlarda örgütsel faaliyetini geliştirme ısrarını sürdürmesi mütevazı ama aynı zamanda çok ileri bir adımdır.
“Emek Seferberliği” kapsamında önümüzdeki dönemlerde üretim alanlarını esas alan ülkenin çeşitli yerlerine yayılan kitle faaliyeti anlayışını geliştiren pratikleri daha gelişkin ve güçlü bir şekilde yürütmenin önemli bir yerde durduğunu düşünüyorum.
Uşak’tan bir katılımcı;
DGH olarak sömürü ilişkilerinin daha derin yaşandığı üretim alanlarında yer almak belirleyicidir. Şüphesiz diğer gençlik örgütlerinden farklı olarak bizlerin köylük bölgelere yönelmesi ve üretim içerisinde emekçi kitlelerle birlikte ter akıtması programatik görüşlerimizin bizlere dayattığı bir zorunluluktur.
Doğru bir kitle politikasının ancak kitleler içerisinde yer alarak gelişebileceğini geçmiş pratiklerimiz defalarca kez kanıtlamıştır.
Gençlik mücadelesi açısından son derece öğretici olan köy çalışmalarının önümüzdeki dönemlerde daha yaygın bir şekilde ele alıp örgütlenmesi hareketimiz açısından önemlidir.
Temel perspektifimiz olan “kitlelerden kitlelere” siyasal anlayışımızı maddi bir güce dönüştürecek temel pratiğin bu tarz çalışmalardan geçtiğini düşünmekteyim.
Antalya’dan bir katılımcı;
İkincisi düzenlenen köy çalışması bu yıl belirli eksiklikler olmasına karşın DGH’nin köylük bölgelerde olma ısrarını sürdürmesinin, gelecekte önemli kazanımlar yaratacağını düşünüyorum.
Köylük bölgelerde olmanın gerekliliğini toplantılarda ve sohbetlerimizde sınırlı tutmayıp bilhassa köylük bölgelere gidip üretim süreci içerisinde yer almak son derece önemlidir.
“Yüzünü denizlere ve plajlara dönenlere” inat bizler de ısrarla yüzümüzü fabrikalara, tarlalara dönme perspektifiyle hareket edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.
Bizim bu alanlarda olmamız bir tesadüf değil programatik görüşlerimizin bir yansımasıdır. Örgütümüzün programatik yönelimleri çerçevesinde işçilerin, köylülerin ve emekçilerin içinde olma ısrarımızı bütün zorluklara karşı ısrarla sürdüreceğimizi, çünkü ancak bu ısrarın sonucunda başarıya ulaşabileceğimizi düşünüyorum.
Bursa’dan bir katılımcı;
Köylük bölgelerde çalışmanın önemini bilince çıkararak köylerde olmanın önemini, sohbetlerde, tartışmalarda ve söylemlerimizde dillendirmek yerine bizzat pratik içerisinde sınamak için köy çalışmalarına katıldık.
Köylülerle ilişkilerimiz, yoldaşlığımızın sıcaklığı ile daha ilk karşılaştığımız ailede kendini gösterdi.
Bir köylü “kardeşler bile bir arada yaşayamazken, bu kadar genç tarlada, evde, kardeşten öte yaşıyorsunuz.” diyordu.
Yaşamımızın gerekliliği olan devrimci disiplin ve samimiyet köylülerin bize güvenmelerini beraberinde getirdi.
Bu ilişkilerimiz sayesinde köylüler artık sorunlarını bizlerle paylaşmaya başladı.
Devletin ziraat politikasının sonuçlarını, tüccarın fiyatı nasıl aşağı çektiğini, zirai ilaçları almakta çektikleri sıkıntıları bizlerle paylaştılar. Bu yolla biz de onların sorunlarını kavrama noktasında önemli kazanımlar elde ettik. Onlarla beraber aynı ortamda ter dökmek bizler açısından belirleyici bir yerde durmakta.
Çalışmanın gelecek senelerde daha geliştirilerek ve yaygınlaştırılarak yapılmasının gerektiğini düşünüyorum.
Denizli’den bir katılımcı;
Köy çalışması yıllardan beridir hep üzerinde durulan ancak bir türlü gerçekleştirilemeyen bir çalışmaydı. Geçen sene ilki gerçekleştirilen çalışmanın bu sene yine yapılması söylemlerimizin pratikle buluşması noktasında çok önemlidir.
Hele ki bahsettiğimiz bu insanlarla beraber üretim alanında çalışıp onların yaşadığı sorunları beraber yaşamak bizlere köylülüğü ve onların sorunlarını daha iyi tanıma fırsatı sundu.
Ayrıca ben bu çalışmayı insanın kendi eksikliklerini görme ve üreten sınıfla arasındaki uçurumları gidermesi açısından da oldukça önemli buluyorum. Ben ve buradaki çoğu arkadaş öğrenciyiz, üretim alanlarına uzak kişileriz.
O yüzden köylülük hakkındaki bildiklerimiz daha çok yazılanlarla sınırlı. Bu yönüyle bu çalışma teorinin pratikle bütünleştiği ve bizim haklılığımızın bir kez daha ortaya çıktığı bir okul işlevi de görmüştür.
Bu yer özgülünde yaşanan sorunlara değinecek olursak buradaki bütün aileler üzüm işiyle uğraşıyor.
İnsanlar genellikle başkalarının tarlalarında ya ortakçı ya da işçi olarak çalışmakta. Ancak hepsinin ortak yanı sadece karın tokluğuna çalışmak. Sistemden olan rahatsızlıklarını her seferinde dile getirmekten uzak durmayan köylüler bizler için birer öğretmen oldular.
Bizler de “önce kitlelerin öğrencisi, sonra öğretmeni olma” perspektifiyle onlardan çok şey öğrendik.
Gelecek senelerde çalışmanın kısmi eksiklikleri dikkate alınarak daha iyi bir çalışma örülmesi bizler için çok önemli. Bizler tercihlerimizi kitlelerden yana kullandığımızı söylüyorsak onlarla beraber olmalıyız.

Ankara’dan bir katılımcı;
Çalışmaya gelirken gerçekten büyük bir heyecanla geldik. Emekçilerle beraber aynı alanlarda bulunmak bizim yönelimimizin bir göstergesidir.
Çalışmaya orada yaşadığım bir kazadan dolayı 1 hafta katılamama rağmen bu benim için çok öğretici oldu.
Çalışma boyunca kolektif yaşamın yoldaşlarımızla beraber örülmesi çok güzeldi.
Politikamızın kitlelerle buluşması köylük alanlardaki yönelimimiz açısından çok önemli.
Hareketimizin bu yöneliminin devamı noktasında bu tarz çalışmaların örgütlenmesi zaruridir.
Aydın’dan bir katılımcı;
DGH’nin büyük bir cüretle örgütlediği üretim alanlarında çalışma çağrısı, DGH’yi üzerinden yükseldiği ideolojik gerçekliğin bir göstergesidir.
Yeni demokrasi mücadelesinde önemli bir güç olan köylülüğün (yoksul ve orta köylülük) sorunlarını anlamak ve çözüm üretmek için DGH üretim alanlarını seçmiştir.
Bu bir istekten çok programatik görüşlerimizin bir yansımasıdır.
Üyelerimizi kampuslardan çıkarıp üretim alanlarına seferber etmek örgütümüz için önemlidir.
Bu çalışma DGH’nin yeni demokrasi mücadelesindeki iradesini gözler önüne sermektedir.
Kolektif irade ve yoldaşlığın daha da büyüdüğü ve pekiştiği bu çalışmalar ve emekçi halk ile kurulan ilişkiler DGH’yi daha da güçlendirecektir.
Bu irade etrafında kenetlenerek bu tarz çalışmalara yoğunlaşalım
İzmir’den bir katılımcı;
İki yıldır katılmakta olduğum çalışmalar bizim politik yönelimlerimiz noktasında bir irade beyanı niteliği taşımaktadır.
Yönümüzü işçi, köylü ve emekçilerden yana dönmemiz, asgari programımız olan Yeni Demokratik Cumhuriyet perspektifinin bir yansımasıdır.
Dünya konjonktüründeki tersten esen rüzgârı arkamıza alabilmenin tek yolunun kitlelerle beraber olmaktan geçtiğini çok iyi bilmekteyiz.
Onun için çalışmalarımızı üniversite sınırları içine hapsetmek, ikinci bir 68 kuşağı beklemek yerine fırtınanın kopacağı gerçek alanlara yönelmek büyük bir önem arz etmektedir.
Çalışma bizlere de kendi eksikliklerimizi üretim içerisinde görme imkânı sundu.
Bizlerin halkın yaşadığı sorunları bilmeden onlara alternatif olabilme gibi bir gerçekliğimiz yok. Onun için üretim alanlarında onlarla birlikte olmak büyük önemdedir. Dar, kendi içine sıkışmış faaliyet tarzı bizlere hiçbir şey kazandırmaz. Kazanmak için kitlelerle beraber yaşamalı, onların sorunlarına ortak olabilmemiz gerekmektedir.
Bizlerin bütün sorun ve sıkıntılara rağmen yüzümüzü ezilenlere doğru dönmemiz gerekmektedir. Onun için bu çalışmanın düzenli olarak örgütlenmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Denizli’den bir katılımcı;
Bu çalışma bizler için çok önemli. Çalışmanın kendi içerisinde kısmi eksiklikler olsa da perspektif olarak doğru bir adresi göstermektedir.
Çalışma sayesinde, emekçi halkın sorunlarını birebir yaşamış olduk. Bu açıdan bakıldığında kitlelerden çok şey öğrendik diyebiliriz.
Hareketimiz açısından da faaliyetçilerini ve taraftarlarını “Emek Seferberliği” kapmamın da köylük alanlardaki çalışmaya seferber edebilmesi çok belirleyici bir noktadır.
Programımızın da bizlere işaret ettiği bu alanlarda çalışmalarımızın ısrarla devam etmesi lazım.
Gelecek senelerde çalışmanın ülkenin birçok yerinde örülmesi gerçekten çok anlamlı olacaktır.
|