Nitelikli Bir Üniversite için Demokratik Halk Üniversiteleri Mücadelesine Katıl!

dghuniversitekayitlar2009

Yeni eğitim ve öğretim yılı başlarken, Demokratik Gençlik Hareketi üniversite kayıtlarında, üniversitelere yeni gelen öğrencilerle buluşuyor.

Kayıt süresi boyunca DGH’liler, bildiri dağıtımı yaparak, üniversiteye yeni gelen öğrencilere, DGH’nin programının tanıtımının yapılmasının yanı sıra üniversitelerin durumunu ve kendi mücadelelerini anlatacaklar.

Ülkenin birçok yerinde yeni üniversitelilerle buluşacak DGH’liler, bildirilerin yanı sıra Özgür Düşün dergisinin dağıtımını ve tanıtımını yapacaklar.

Bildirinin PDF formatı için tıklayınız.

Bildiri metni şöyle;

Nitelikli Bir Üniversite için Demokratik Halk Üniversiteleri Mücadelesine Katıl!

Merhaba arkadaşlar,

Bilindiği gibi birçok öğrenci üniversiteyi yorucu ve sıkıntılı bir ÖSS sürecinin ardından ancak kazanabiliyor.

Parasız, bilimsel bir eğitim, laboratuvarlar, sosyal, kültürel ve sanatsal açıdan gelişkin bir eğitim ortamı, sportif faaliyetler açısından gelişkin bir okul birçok öğrenci için üniversite hayaliyle özdeşleşmiştir. İlköğretimde ve lisede öğrencilerin tamamen yoksun bırakıldığı bu imkânların ve hayallerin gerçek olması hep üniversiteye ertelenmiştir. Zira fen ve teknoloji derslerine müzik öğretmenlerinin girebildiği bir ülkede yaşıyoruz.

Peki, bizleri nasıl bir üniversite beklemektedir?

Bilindiği gibi bütün üniversiteler, tüm yükseköğretimden sorumlu tek kuruluş olan Yükseköğretim Kurulu (YÖK)'na bağlıdır. Bu kurul 12 Eylül 1980 Askeri Faşist Cuntası ardından, üniversiteleri “kontrol altına almak” üzere kurulmuştur. Kurulduğu günden itibaren, torpillerle, adam kayırmalarla, öğrenci ve akademisyenlere açtığı haksız soruşturmalarla gündeme gelen YÖK, bugün üniversitelerin akademik ve bilimsel gelişiminin üzerine bir karabasan gibi çökmüştür.

Geçtiğimiz sene içerisinde YÖK başkanı Yusuf Ziya Özcan yaptığı açıklamalarda, yeryüzünde parasız eğitim veren ülkelerin kalmadığını belirterek, ülkemizde de paralı bir sisteme geçilmesi gerektiğini vurgulamıştı. Hatta bu süreci ilk olarak öğrencileri kredilerle borçlandırarak başlatmayı, mezun olunca da bu borçları öğrencilerden geri almayı önermişti. Eğitim dönemi başlar başlamaz Kredi Yurtlar Kurumu'ndan alınan kredilerle zaten öğrencilerin büyük bir kesimi 10 bin lirayı geçen borçların altına imza atmaktadırlar.

Temmuz ayı içerisinde yapılmak istenen oranları %500'lere varan harç zamları da bu kapsamda planlanmış; ancak gösterilen kamuoyu tepkisi sayesinde yürürlüğe sokulamamıştı. Bugün türlü çeşitli oyunlarla, özelleştirmelerle birlikte büyük bir kâr alanı olarak görülen üniversitelerde YÖK tarafından öğrencilere yağlı müşteri misyonu biçilmiştir.

Birçok üniversitede, öğrenci belgesi bile parayla satılır olmuştur. Spor salonları, halı sahalar, öğrenci servisleri ücretlendirilmiş ya da ücretlendirilmesi gündeme gelmiştir. Milyonların döndüğü, üniversite döner sermayeleri bilim ortamının geliştirilmesine değil, para babalarının, şirketlerin hizmetine sunulmuştur. Üniversitelerde açılan teknokentler, üniversitelerin kendi reklamları için kullanılmış; ancak bilimin değil şirketlerin hizmetine sunulmuştur.

Neredeyse bütün bölümlerin içi boşaltılmış niteliksizleştirilmiştir. Şirketlerin, patronların ekmeğine yağ sürmeyen bölümler diploma vermekten başka bir işe yaramaz hale gelmiştir. Birkaç mühendislik ve tıp fakültesi bölümünün dışında kalan, fen-edebiyat fakülteleri, eğitim fakülteleri gibi bilimin ve toplumun gelişmesinde ciddi öneme sahip bölümler, “okursan ne olur okumazsan ne olur”, “en azından üniversite görmüş olursun” denilen bölümler haline gelmiştir.

YÖK'ün gelmesiyle birlikte üniversitelerin yönetiminde, öğrencilerin, araştırma görevlilerinin hiçbir söz hakkı bırakılmamış, üniversiteler bürokrasinin kalesi haline gelerek, bilim, farklı düşünce ve fikir düşmanı “doçent ve profesör”lerle dolup taşmıştır.

Bütün bunlar yüzünden, bin bir hevesle üniversiteye gelen öğrenciler, birkaç yıl içerisinde derslerden soğumakta, öğrencilerin umutları, hayalleri yıkılmaktadır.

Mevcut eğitim sistemi düşünmeyen ve sorgulamayan bir öğrenci profili yaratma çabasındadır?

Ülkemizin bir bütününde olduğu gibi üniversitelerde de, kendi sorunlarıyla ilgilenmeyen, ülkesinin ve halkını yaşadığı sorunlardan bihaber bir insan yaratma çabası vardır. Harçlara %500 zam yaparken YÖK'ün, buna tepki gösteren öğrencileri anormal olarak nitelendirmesi, bu kurumun nasıl bir öğrenci profili istediğinin bir göstergesi değil midir?

Öğrencilerinin, kafelerde, barlarda veya partilerde emperyalizmin yoz kültürünün bir parçası olmasından rahatsızlık duymayan YÖK, söz konusu öğrencilerin eşit, parasız, bilimsel ve anadilde eğitim talebini dillendirmesinden ciddi rahatsızlıklar duymaktadır.

Üniversiteler, laboratuarlarında 20-30 yıllık cihazları kullanıp, “döner sermayeden” buna pay ayırmazken, en son teknolojilerle sahip kamera ve turnike gibi sistemlerle öğrencilerin “yaramazlık” yapmasına engel olmak istemektedir.

Eğitim sisteminin politikalarının ürünüdür ki, arkadaşlarına sınavda başarısız olsun diye ders notlarını vermeyen, arkadaşlarına parayla kitap satan, bireyci, bencil, başkasının hakkının yenmesine göz yuman, kendi mevkisini düşünen bir öğrenci tablosu yaratılmıştır.

Demokratik Gençlik Hareketi (DGH) nasıl bir üniversite ve nasıl bir insan yaratmak amacındadır?

"Bizim uğruna mücadele ettiğimiz eğitim modeli, yabancılaşmaya ve gerici sistemin insan bilincini dumura uğratan, yozlaştıran tüm uygulama ve araçlarının kalıntılarına karşı mücadele etmeli, "tarih bilincine sahip, insanlığın binlerce yıllık tarihini özümsemiş, özgür düşünen yeni insanı" yaratmayı hedeflemelidir. Bu ise emperyalizm ile mevcut bağımlılık ilişkilerinin ortadan kaldırıldığı, hâkim olan burjuva-feodal iktidarın alt edildiği bir toplumsal yapıda, halkın iktidarda olduğu bir sistemde mümkündür. Bu sistemin eğitim politikası Yeni Demokratik Eğitim, üniversite modeli ise Demokratik Halk Üniversiteleri'dir." (DGH Programı 53. maddeden kısaltılmıştır.)

Demokratik Halk Üniversiteleri (DHÜ) bireyi eğitim sürecinin bir nesnesi, yaratılmaya, şekillendirilmeye muhtaç bir meta olarak görmez, onu sürecin öznesi konumuna getirir, ona bilgi verir ve bilginin yeniden üretilmesiyle bireyden etkilenir, bilimi ve kendini geliştirir.

DHÜ, geleneksel olan eğitim sistemindeki boş, kopuk, özü alınmış bilgi yerine bütün doğa bilimlerinin iç içe geçtiği yaşama uygulanabilen, sorgulatan ve müdahale edebilme yetisiyle değiştirip dönüştüren bir perspektife sahip olacaktır. Bunun ürünü olarak da sorunlarına ve yaşamına yabancılaşmamış yeni bir insan yaratacaktır. DHÜ, rekabetçi sınav sistemiyle yaşamı bireyselleştiren burjuva-feodal eğitim sistemi yerine kolektif öğrenimi koyan ve bunu bireyin her alanına yansıtacak bilinci verir.

YÖK'ün bilim düşmanı zihniyeti, bir araya gelerek film gösterimi yapan, felsefe kulüplerinde tartışan, sorgulayan öğrencileri hedef alırken, DGH, YÖK'ün bilim düşmanı zihniyetine karşı çıkmakta ve öğrencilerin birlikte üretimini, paylaşımını savunmaktadır.

Yeni-demokrasiyi ve yeni-insanı anti-emperyalist, anti-feodal ve anti-faşist program içerisinde yaratalım!

Eğitim, sağlık vb. temel haklarımızın her geçen günde amansızca gasp edildiği, ülkemizin yerli uşakları tarafından emperyalizme peşkeş çekildiği, kamu kuruluşlarının bir bir özelleştirildiği, üniversitelerin paralılaştırılmak suretiyle özelleştirilmeye çalışıldığı şu koşullarda bütün bunlara sessiz kalmamalıyız elbette.

Bugün mevcut şartlar içerisinde bizlere dayatılan geleceksizliktir. Diplomalı işsizlik, üniversite mezunlarının geniş bir kesiminin kaçınılmaz sonu olmuştur. Üniversitelerin kontenjanları geçtiğimiz yıllarda genişletilmiş ancak bunun mezun olduktan sonrası için bir karşılığı olmamıştır. Kriz koşullarında ülkemizde işsizlik oranları kendi rekorlarını kırmış, bu karamsar tablo daha da kötüleşmiştir.

Bütün bunlar çaresiz olduğumuz anlamına gelmemektedir elbette. Haklarımıza sahip çıkarak, hak gasplarına karşı birlikte mücadele yürüterek geleceğimizi kazanabiliriz. Demokratik Gençlik Hareketi halk gençliğini bu mücadeleyi yükseltmek adına saflarına davet eder.

Bu karanlığı yırtabilmek için emperyalist talana, özelleştirmelere, sömürü ve zulüm saltanatına dur demeli, insanca bir yaşam ve gerçek demokratik bir düzen için demokratik haklar mücadelesinde birleşmeliyiz.

 
kaypakkaya-anma-afisdgh-li-tutsaklarla-dayanisma

E-Bülten

error DGH'nin açıklama, eylem ve etkinliklerinden haberdar olmak için e-posta adresinizi kaydedebilirsiniz.







Özgür Düşün

  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün

www.demokratikgenclikhareketi.org | Demokratik Gençlik Hareketi Resmi İnternet Sitesi