Ankara Üniversitesi'nde Yemekhane İşgali 14. Gününde Üreterek Devam Ediyor

ANKARA (04.11.2008) - Ankara Üniversitesi Meclisinin boykot ve grev aşamalarından geçerek örgütlediği ve 14.gününe giren işgal Rektörlüğün basiretsiz tutumu ve çözüme yanaşmaması nedeniyle tüm coşkusuyla sürüyor. Hafta başından itibaren yapılan toplantılarla kararlılıklarını tekrar tekrar dile getiren işçiler polis tehdidine, rektörlüğün tutumuna karşı emeklerine ve geleceklerine sahip çıkma iradelerini ortaya koymuş ve sorunu çözmeye dair yapılabilecek tüm girişimleri yaparak işgalin haklılığını ve meşruluğunu ortaya koydular.

 Sorunun çözümünü görüşmek üzere gerek rektörlük gerekse yeni taşeron Tam Sofra şirketi nezdinde yapılan girişimler sonuçsuz kalırken; Ankara Üniversitesi Meclisi Salı günü yaptığı toplantıda işgal altındaki Cebeci yerleşkesi Yurt yemekhanesinde üretime geçme ve 4 çeşit yemek çıkarma kararı aldı. İşgalin ilk günlerinde yapılan üretim rektörlüğün yemek yapılan yere zincir takması ve provokasyona teşvik edici tutumu nedeniyle aksamıştı. Ankara üniversitesi meclisi demokratik kitle örgütlerinden topladığı bağışlarla bütçe oluşturarak dört çeşit yemek malzemesini tedarik etmiş ve Çarşamba günü itibariyle de üretimi yeniden başlatmıştır. Yerleşke geneline yapılan afiş ve duyurularla öğrenciler dayanışmaya, yemekhaneye çağrıldı. Çağrıya yanıt olan yüzlerce öğrenci ve üniversite çalışanı işsiz bırakılan işçilerle dayanışmayı büyütürken çözümün işçilerin işe geri alınması olduğu gerçekliğine taraf olduklarını ortaya koydular.

İşgal altındaki cebeci yerleşkesi yemekhanesinde bunlar yaşanırken şirket yetkilileriyle yapılan dolaylı görüşmelerde şirketin çaresiz kaldığı gözlemlendi. Ankara üniversitesi meclisi bileşenlerinden olan akademisyenlerin aratarak süren desteği öğrencilerin başından beri örgütleyerek içinde yer aldıkları mücadele karşısında şaşkına dönen tam sofra taşeronuna tek destekse rektörlük ve onun ayakçılarından geliyor. Rektörlük güdümünde çalışan öğürenci temsilciliği( ÖTK) Ankara üniversitesi Tandoğan yerleşkesinde astığı afişle “ucuz ve sıcak yemek yeme hakkımız engellenemez” söylemiyle boykot kırıcılığına soyundu. Tam sofranın yemek çıkardığı yerleşkelerden olan Tandoğan kampusunda örgütlenen boykot başarıyla ilerlerken cebeci ve dil tarih yerleşkelerine yemek getirilmezken rektörlük kanalıyla şirket yana atılan bu adım üniversitelerdeki saflaşmayı açıkça ortaya koydu.

02.12.2008 Salı günü astığı afişlerle rektörlüğün ve tam sofranın taşeronluğuna soyunan ÖTK’larla akşam saatlerinde toplantı yapıldı. Toplantıya katkılan işçi ve öğrenciler Tandoğan yerleşkesi merkez yemekhanesi imalathanesi önünden geçerken tam sofra yetilileriyle karşılaştılar. Öğrenciler tam sofra yetkililerine eğere bu işçiler işe alınmazsa akıbetlerinin Tadal gibi olacağı uzun uzun anlatıldı. Haklarına sahip çıkan, hakları için mücadele eden işçilerle çalışmak istemeyen bir şirket yolsuzluk yapmaya kararlı olan bir şirkettir. Böyle bir kaygıları yoksa bu işçilerle çalışmamalarını gerektiren hiçbir nedenin olmadığı da dile getirildi. Tam Sofra yetkilileri sorunu çözmek istediklerini dile getirirken, ağızlarından yüz elli işçi ile çalışacaklarını ve hali hazırda seksen veya doksan işçi aldıklarını kaçırdılar. Bu sayıda işgal eylemini götüren ve işe başlama talebini dile getiren işçilerin tamamının sorunun çözülmesi anlamını taşırken, tesadüfen yapılan görüşmeden yönetime yeni gelen rektörlüğün direniş karşısında çaresiz kaldığı ve sorunun işçiden emekçiden yana çözülmesini istemediği için süreci tıkadığı gözlemlendi. Yaklaşan bayramı da kullanarak süreci uzatıp sürüncemede bırakarak, Ankara üniversitesi meclis bileşenlerinden başta işçiler olmak üzere öğrenci ve akademisyenlerin çözülmesini planlayan rektörlük belli ki “bilim yuvası” üniversitede sesi çıkmayan emeğine geleceğine sahip çıkmayan bileşenler toplamı istiyor.

Tam sofra yetkililerine talepler aktarıldıktan sonra ÖTK’larla görüşmeye geçildi. Yapılan toplantıda ÖTK’nın yaptığının boykot kırıcılığı olduğu ve bununda rektörlükle tam sofranın taşeronluğu anlamına geldiği vurgulandı. Asılan afişlerin bir daha asılmaması bu yanlışlıktan bir an önce dönülmesinin zorunluluğunun da vurgulandığı görüşmede; öğrenci temsilcilerinin çoğunun asılan afişi okumadığı rektörlüğe birebir taşeronluk yapan yönetim kurulundan birkaç kişinin afişleri hazırlayıp astırdığı gözlemlenirken, boykot kırıcılığın grev kırıcılık olduğu bunun da yapılması gereken en son şey olacağı dile getirilerek görüşme sonlandırıldı.

 

www.demokratikgenclikhareketi.org | Demokratik Gençlik Hareketi Resmi İnternet Sitesi