Yemekhane İşgaline Polis Saldırısı

ANKARA (06.12.2008) - Ankara Üniversitesi Cebeci Kampusu Merkez Yemekhane’sinde yemekhane işçilerinin iş güvencesi için başlattıkları işgalin 17. günüde rektörlüğün de onayıyla polis müdahalesi gerçekleşti. 5 Aralık günü sabaha karşı saat 5.30 sularında yemekhane giren polisin yaptığı müdahalede, işçi ve öğrencilerden oluşan 40’tan fazla kişi gözaltına alındı. İşçilerin hak arama mücadelesinin destekçisi olmaktan suçlanan öğrenciler, sabahın erken saatlerinde kampus civarında gözaltına alınmaya devam edildi. Sabahın erken saatlerinde yapılan saldırı adeta bir operasyonu andırırken, saldırı sonrası yemekhaneye gelen öğrenciler tarafından, yemekhaneye kilit vurulduğu görüldü.

 Ankara Üniversitesi yemekhanesinde çalışan Tadal adlı şirkete bağlı işçiler, Ekim ayı başında yemekhanede öğrencilere yaptıkları çağrı ile boykot başlatmıştı. Ücretlerin ödenmemesi, SSK primlerinin yatırılmaması, kaçak işçi çalıştırılması ve keyfi işten çıkarmalar karşısında DİSK’e bağlı OLEYİS sendikasında örgütlenen işçiler, başarıya ulaşmışlardı. Ancak yeni ihale döneminde yemekhane hizmetini alan Tam Sofra adlı taşeron şirket örgütlü işçilerle çalışmak istemediğini açıklamıştı. Bunun üzerine Ankara Üniversitesi Cebeci Kampusu yemekhanesinde işçilerle öğrenciler işgal başlattılar. Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’nün işçileri sahiplenmesi ve işten atılanların işe geri alınmaları talebiyle başlayan işgalin 17. gününde yemekhanede nöbet tutan işçi ve öğrenciler kampusa giren polis saldırısı sonucunda gözaltına alındı.

 Öğrenci, akademisyen ve sendikalardan oluşan kitle, saldırıyı kınamak ve gözaltına alınan işçi ve öğrencilerin serbest bırakılması amacıyla 13.30’da Yüksel Caddesi’nde bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması yaptı. Yemekhane işçilerine iş güvencesinin sağlanması ve işten atılanların işe geri alınması gibi taleplerde bulunulan açıklamada, yemekhane işçilerinin eylemliliğinin polis zoruyla bastırılmasından Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’nün sorumlu olduğu vurgulandı.

Oturma Eylemine Polis Engeli

Eğitim-Sen’in katılım çağrısı gösterdiği ikinci bir basın açıklaması da Ankara Üniversitesi Cebeci Kampusu önünde 14.30’da yapıldı. Sabahın erken saatlerinde yoğun polis ablukası altın alınan Cebeci Kampusu, basın açıklamasının yapılacağı saatte daha da yoğunlaşınca, Kampus kışla görünümünü kazandı. Basın açıklamasına katılmak üzere Yüksel Caddesi’nden Cebeci’ye doğru gelen öğrenciler, polisin kimlik sorgusuyla karşı karşıya kaldılar. Öğrencilerin polis tarafından taciz ve tehdide maruz kaldığı sırada gözaltına alınmış olan arkadaşlar, duruşmaları görülmek üzere adliyeye sevk ediliyordu. Yemekhane işgalinden sonra Cebeci Kampusu, polis ve ÖGB (Özel Güvenlik Birimi) işgali altındaydı.

 Meşru taleplerini dile getirmek ve haklarını elde etmek üzere işçilerin başlattıkları direnişi desteklediklerini söyleyen Eğitim-senliler, yemekhane işçilerinin işsiz kalmaları ve onursuzca çalışmak zorunda bırakılmalarının sorumlusunun Ankara Üniversitesi yönetiminin olduğunu açıkladı. Direnen işçi ve öğrenci arkadaşların yanında olduklarını belirttikleri açıklamada Eğitim-senliler, gözaltına alınanların bir an önce serbest bırakılmasını istediler. Ayrıca işten atılan işçilerin üniversite bünyesinde işlerine iade edilmelerinin talep edildiği basın açıklamasından sonra yemekhane önünde oturma yapmak isteyen Eğitim-senliler, polis engeliyle karşılaştı. Kısa süre yaşanan tartışmadan sonra üniversite yönetiminden, sadece üniversite öğrenci ve çalışanlarının alınması talimatını aldığını bildiren polisin, oturma eyleminin gerçekleşmesine izin vermemesi üzerine basın açıklaması sona erdi.

Uzun Süre Bekletildikten Sonra Gözaltılar Serbest Bırakıldı

 Nöbetçi mahkemeye sevk edilen gözaltılar uzun bir bekleyişten sonra akşam saat 22.30 sularında serbest bırakıldılar. Adliye Sarayı’nın içerisinden alkışlarlar ve sloganlarla çıkan gözaltındaki direnişçiler onları bekleyen işçi, öğrenci ve sendikalı grupla bir araya gelerek adliye önünü eylem alanına çevirdiler. Adliye önünde "kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz”, “yaşasın sınıf dayanışması”, “gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz”, “yemekhane işçisi yalnız değildir”, “yemekhane işçisi direnişin simgesi” sloganları atıldı. Gözaltından çıkanların moral ve motivasyonu bütün kitleye heyecan ve coşku yaşattı. Daha sonra da toplu bir şekilde adliyenin Sıhhiye’ye bakan girişinde basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamadan direnişin devam edeceği, yapılan gözaltıların haklı mücadele önünde bir engel olamayacağı belirtildi.

Daha sonrasında genel bir değerlendirme yapılmak üzere Ankara Demokratik Haklar Derneği’ne geçildi. Yaşanan saldırı ve saldırının hedefi değerlendirildi. Bundan sonrası için yapılacaklar hakkında tartışmalar yürütüldü. DGH de gözaltıların haklı mücadelemiz önünde bir engel olmadığını ve bu haklı mücadelede bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sonuna kadar yeralacağını belirtti.

 

www.demokratikgenclikhareketi.org | Demokratik Gençlik Hareketi Resmi İnternet Sitesi