|
Komünist Partisine pragmatizmin nasıl sızdığı veya sızabileceğini gördükten sonra pragmatizmin KP içindeki kişilerin pratiğine nasıl yansıyacağına veya yansıyabileceğine bakalım.
Proletarya partisinin amacı komünist toplumu yaratmaktır dedik. Dolayısıyla komünist partisinin tüm düşünceleri ve eylemleri; insanlığın çıkarına, kitleleri MLM bakış açısıyla donatıp, onları proletarya partisi saflarında mücadeleye sevk etmeye ve devrimin kısa vadeli olduğu kadar, uzun vadeli çıkarlarına da uygun olmalıdır. Komünistler iş olsun diye iş, eylem olsun diye eylem yapmazlar.
Eylem sadece ses getirsin diye yapılmaz/yapılmamalıdır. Eylemin düşmanı yıpratması ve örgütleyici bir nitelik taşıması çok önemlidir. Bir bombalama eyleminde gidip sırf eylem olsun diye bombayı kalabalık halk kitlelerinin bulunduğu umumi yerlere koyarsanız, basında (medyada) propagandanızı yaptığınızı sanırsınız. Ancak burjuvazi bunu aleyhinize çok güzel kullanır. Ve orada mağdur olan halkın gözünde prestij kaybeden p.partisi olur. Kitlelerin Komünist Partisine güveni yıpranır. "Reklamın iyisi kötüsü yoktur" mantığı da pragmatist bir anlayıştır. Bu tarz eylemlerle, asla halk için savaşıldığı ispatlanmaz ve kitlelerle bütünleş ilmez.
Örnek; örgüte maddi imkân sağlamak için de yapılacak şey bellidir. Düşmandan ele geçirme yolunu esas alma, bunun dışında kendi gücüne ve halkın gücüne dayanmadır.
Ancak KP'nin kısa zaman önce yaşadığı olay hala belleklerdedir. Bir kaç pragmatist unsurun eroin ticaretiyle uğraşması ve bunu "örgütün maddi giderlerini karşılama" amacıyla yaptıklarını açıklamaları, üstelikte bunu sonuna kadar (teoride ve pratikleriyle) savundukları bilinen bir gerçektir. Bunun bir insanlık suçu olduğu ve p.partisine, p.partisi ilkelerine ve komünist kişiliğe uygun olmadığı aşikârdır. Zaten p.partisinin ölü hücreleri dökülmüştür. Ancak bu kliğin pragmatist felsefesini sürdürebileceği "M. Hizbi" örgütlülüğü vardır. Ve son olarak felsefelerine uygun bir biçimde hareket ederek p.partisinin silahlarını çalmışlardır. Komünistler, p.partisi bugün yaptığı eylemlerle bu ihtiyacını düşmandan zorla alarak giderirken, pragmatist mafya kültürünün çürüttüğü beyinler elbette düşmana karşı savaşarak kazanımlar elde etmekten korkarlar. Ki, bu objektif olarak karşı devrime hizmet etmektir. Pragmatistlerin doğruları kabullenme ve onları yaşama uygulama cesareti yoktur. Pragmatistler, üstelik bu düzeyde pragmatizmi yaşam haline getirmiş olanlar, tüm bu doğruları bilmektedirler. Onlara söylenecek tek şey; cesaretiniz varsa yüzünüzü düşmana dönün; yok illaki p.partisine dönecekseniz onun başınıza indireceği şamar düşmanın bile başa çıkamadığı güçtedir. KP toplumu her tür pislikten temizleyecek güçtedir. Çünkü KP, Lenin'inde dediği gibi, "Bataklıkla savaşırken bataklığa sürüklenenlerle de savaşmasını çok iyi bilir." Komünistler sermaye dünyasının tüm çirkef araçlarını reddederler. Zaten komünist kişilik burjuva dünya görüşünden, burjuva yaşam tarzından ve bunların üzerinde etkisi olan bireysel arzu ve istemlerden arınmış olmayı gerektirir. Bir komünistin proletaryanın çıkarından ayrı çıkarı olmaz. Ve bir komünistin en belirgin özelliği hiç bir akıllarından çıkarmamalıdır;
Devrimci savaş ve devrimci adalet sizin ömrünüzü uzun tutmayacaktır. Eninde sonunda ya bu deveyi güdeceksiniz, ya da bu diyardan gideceksiniz.
Proletarya partisinin parası, malı mülkü halkındır. Bu değerler, savaşarak, şehitler vererek kazanılmıştır. Bu değerler can pahasına Komünistler tarafından korunurken, pragmatistler bunları çar çur ederler. Biri şehit düşerken düşman eline geçmesin diye silahını kırarken, bir diğeri de şarjörü henüz doluyken, "can havliyle" düşmanın "teslim ol" çağrısıyla silahını yere bırakır. Hatta mermiyi sıkmada tereddüt yaşama bile pragmatizmin kendi canını devrimin çıkarından üstün tutmasının en bariz göstergesidir. Biri parti malını korur, biri canını. Bu çok bariz örneklerden biridir. Ama insanların kaçamak cevaplarla "işi kıvırmaya" çalıştıkları örneklerde vardır. Ve aslında yukarıdaki örnekle hiç bir farkı yoktur. Hepsinin kökü pragmatizmdedir, örneğin bazıları çok şık giyinip, parti parasını üstüne basma, yiyeceğine, gezmesine, tozmasına nar carken komünistler, yol parasını bulamayıp ta randevuya yürüyerek gidiyorlar. Birisi iki pantolonla yetinirken bir diğeri, (üstelik kamuflaj adına) gran tuvalet giyinir. Bunun edebiyatı hazırdır. "Kamuflaj" ancak bu "mahsum"larm rahatlarından vazgeçmediklerini ve yaptıklarının kamuflajla alakasının olmadığını taksiye binerek randevuya geldiğinde anlarsınız. Veya olası ihtimalle şubeye düştüğünüzde; yüzleştirme sırasında, biraz daha az işkence görme veya paçayı kurtarma mantığıyla aslında polislerin "eteklerine yapıştığını" görürsünüz. Çünkü rahat günde parti malını, değerlerini korumayan biri, işkence hanelerde bu değerler canıyla kıyaslandığında hiç korumayacaktır. Çünkü aslında o değerlerin yüzlerce can pahasına yaratıldığını "bilince çıkartmamıştır".
Bu yukarıda verilen örneklerin hepsi pragmatizm kaynaklıdır. Bunlar çoğaltılabilir de. Hepsi de p.partisine, kan dökerek yaratılan değerlere ve nihayetinde proletaryaya ve halka saldırmaktır. Pragmatistler şunu asla akıllardan çıkarmamalıdır; (özellikle bunu yaşam felsefesi haline getirmişler) KP ve MLM'ler şehitlerin dökülen kızıl kanları üzerinde "dans edilmesine" asla izin vermezler ve vermeyecekler. Kimse buna müsamaha gösteremez. Gösterenler olursa, anlayın ki onlarda en az sizin kadar bataklığa gömülmüşlerdir, onlarda hak ettiği yeri bulacaklardır. Ya bataklığı, ya da bataklığın üzerimizde bıraktığı çamur izlerinden gün be gün arınarak, tay dağından yüce bir ölümü seçeceğiz.
Sınıf mücadelesinin geldiği boyut, bir üçüncü seçeneği bırakmıyor bize. Gerçek anlamıyla zaaflarımızdan arınmak ve bıkmadan usanmadan komünizme kadar düşmanla savaşmak tarihsel bir zorunluluktur. Bunu başarmak için gerekli olan şey, devrimle bütünleşmektir. Yani sadece samimi ve dürüst olmaktır. PARTİZAN GENÇLİK SAYI-05
|