"AYDINLIK SORGULAR SEMPOZYUMU" BAŞARIYLA SONUÇLANDI

Yaklaşık iki yıldır Özgür Düşün sayfalarında yer verdiğimiz “Aydınlık Sorgular” köşemizi 23–24 Aralık tarihlerinde istanbul’da iki günlük bir sempozyumla noktaladık. Yeni bir başlangıcın en büyük ve en önemli halkası olan Aydınlık Sorgular Sempozyumu’nun coğrafyamızdaki önemli sorunlardan birine işaret ettiğini, sempozyum öncesi ve sonrasında karşılaştığımız tablo net bir şekilde ortaya koydu. Aydınlık Sorgular Sempozyumu’nu tasarlarken "aydın sorunu" üzerinde kesin bir fikir birliğine varılamayacağını ifade ettik. Dünyadaki ve ülkemizdeki devrimci durumun gerilerde seyrettiği, sınıf hareketlerinin oynaması gerektiği misyonu sıklıkla yerine getiremediği bir dönemden geçiyoruz. Böylesi dönemlerde özellikle “aydınlar” cephesinde parçalı bir duruşun olması kaçınılmaz bir sonuç olarak karşımızda duruyor.

Sonuçtan hareketle, içerisinden geçtiğimiz süreci doğru tahlil edebilmenin ve güçlerimizi bir araya getirerek biriktirmenin, yarının pratik ayağında önemli bir adıma tekabül edeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bilgi Meselesi Bilimsel Bir Meseledir

Bizler bilgi meselesinin bilimsel bir mesele olduğunu düşüyoruz. Bu alanda en ufak bir kibirliliğe yer olmadığı gibi aslolanın alçak gönüllülük ve samimiyet olduğuna inanıyoruz. Bu bakış açısıyla cisimleşen pratiğimiz Aydınlık Sorgular Sempozyumu’na yön veren temel yönelimimizi oluşturdu. “Aydın sorunu” üzerinde kesin sonuçlara varılamayacağını ifade ederken, sempozyumla birlikte bir takım şeylerin daha canlı tartışılacağını ve bu hareketliliğin yeni bir başlangıca yol açacağını ön görüyorduk. “Yüz çiçek açsın yüz düşünce akımı birbiriyle yarışsın” ifadesinin doğru fikirlerin nasıl filizlendiğini berrak bir şekilde ortaya koyduğuna inanıyoruz. Dolayısıyla farklı fikirlerin kendini özgürce ifade edebildiği, fikirlerin birbiriyle sınırsız “çatıştığı” alanların ilerlemeye katkı sunduğunu unutmamak gerekir. Bundan doğru “Aydınlık Sorgular Sempozyumu”nda olabildiğince faklı yaklaşımları bir araya getirmeye çalıştık. Olaylara objektif yaklaşabilmenin ve bilimsel çalışma metodolojisini hayata geçirebilmenin “olmazsa olmaz” olduğu kanısındayız. Aksi tavır ve pratiklerin, bilginin dogma olarak algılanmasından öte bir şeye hizmet etmeyeceğini, insanlığın tarihsel deneyimleri defalarca ispatladı. Tarihin derinliklerinden süzülüp gelen bu miras omuzlarımıza ciddi bir sorumluluk yüklüyor. Sorumluluklarımızın bilincinde olma ve ona göre hareket edebilme her türlü dogmaya ve yanlışa karşı amansız bir mücadeleyi gerektiriyor. “Aydınlık Sorgular” bu çatışmanın filizlendiği alanlardan biridir. Gelişime ve ileriye doğru atılan ufacık bir adımın dahi bir yığın boş teoriden daha iyi olduğunu deneyimlerimizden öğrenmeye devam ediyoruz. Birbirimize karşı ön yargılar besleyerek ya da birbirimizi çeşitli yakıştırmalarla suçlayarak bir araya gelmekten kaçınarak değil; bilimsel bir şekilde olayları tartışarak doğrulara ulaşmanın zeminini güçlendirmeye hizmet etmeliyiz. Aydınlık Sorgular Sempozyumu’nun doğru tarzın ve fikirlerin zeminini güçlendirmede önemli bir misyonu yerine getirdiğini söyleyebiliriz. Sempozyumda konuşmacı olarak yer alan şair, yazar ve akademisyenlerimiz sunumlarını ve hangi oturumda konuşacaklarını kendi iradeleriyle tayin etti. Böylesi bir yaklaşımın daha zengin tartışmalara yol açacağına inanıyoruz. Ki oturumlarda kendini gösteren canlı tartışmalar bunun en güzel örneği olarak yansıdı. Bu canlılıkla geçen oturumlara dinleyici olarak katılan dostlarımızın yoğun ilgisi, konuşmacı ve dinleyiciler arasında karşılıklı bir etkileşim yarattı. “Aydın sorununun” coğrafyamızda yaşanan önemli sorunlardan biri olduğunu sempozyumun iki gününde oturumlara olan ilgiden anlamak mümkün. Tarihi Darphane Binaları’nın soğukluğuna rağmen akşamın geç saatlerine kadar oturumları ilgiyle izleyen ciddi bir potansiyelin olması sempozyumun hedefine ulaştığının temel göstergesi olarak algılanmalıdır. Oturumlara iki saat gibi kısa bir zaman diliminin ayrılması şüphesiz konu başlıklarının bütünlüklü olarak değerlendirmesine imkân tanımadı. Böylesi önemli ve yakıcı başlıkları iki saat gibi kısıtlı bir zamanda doyurucu bir şekilde irdelemenin mümkün olmayacağını biliyorduk. Fakat temel düşüncemiz ilk adımı sağlıklı bir zeminde örebilmekti. Dolayısıyla “Aydınlık Sorgular Sempozyumu” bir sonuç değil; başlangıç olarak algılanmalıdır. Kimi oturumlarımızda konuşmacılarımızın oturum üst başlığını yeterince irdelememesi eksiklik olarak yansıyanlarımız arasındaydı. Ayrıca sempozyum öncesinde katılımcılarımızla birlikte sempozyuma ilişkin canlı tartışma ortamlarının yaratılamaması konusundaki eksikliğimizi, doğru bir zeminde bilince çıkarmak gerekir. Bu alanda bizim de ilk ciddi deneyimimiz olmasından doğru kimi acemiliklerimiz kısmi aksaklıkların yaşanmasına yol açtı. Fakat yaşanan eksikler sempozyumun bütününü etkileyecek bir boyuta ulaşmadı. Yaşanan kısmi aksaklıklara rağmen sempozyumun genel olarak olumlu bir tabloyla sonuçlanması, bizler açısından yüz çiçek fikrinin pratikte bulduğu karşılığı ve kavrayışımıza yön veren temel düşüncenin gücünü bir kez daha kanıtlamıştır.

Bütün Yenilikler Somut Pratikte Sınanmalıdır

Bilgi meselesinin bilimselliğine inananlar dogmatik bir tarz ve üslubu benimsemezler. Dolayısıyla yanlış ve eksik fikirlerin ancak uzun vadede, doğru bir pratik içerisinde değişebileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Herkesin görüşlerini rahatlıkla ifade edebilmesi, eleştiri-özeleştiri mekanizmasının layıkıyla işletilebilmesi, doğru bir tartışma kültürünün yakalanabilmesiyle birlikte katılımcılara karşı takınılan esnek tavrın “Aydınlık Sorgular Sempozyumu”yla yakalanan en büyük kazanımlarımız olduğunu düşünüyoruz.

Oturumlarda birbirinden farklı yaklaşımların kendisini göstermesi yüz çiçeğin zenginliği olarak algılanmalı ve bir potada birleşebilme eğilimini göstermelidir. Aydınlık Sorgular Sempozyumu’nun birlikte iş yapma eğilimini kuvvetlendirdiğini sempozyum sonrası aldığımız tepkilerden anlıyoruz. Böylesi bir etkinin sempozyumun durduğu zeminle yakın bir ilgisi var. Her türlü ön yargıdan uzak, farklı görüşlere tahammül edebilen adımların, genele kazandıracağını unutmamak gerekir. Hatalarına ve zaaflarına korkuyla yaklaşanlar geleceği özgürleştiremez. Bulunduğu zeminin doğruluğuna ve bilimselliğine inananlar, fikir tartışmalarından ve farklı yaklaşımlardan kaçınmazlar. Aksine bu zemini kuvvetlendirmeye çalışırlar. Özgür Düşün Kolektifi’nin bulunduğu zemini kavrayışı bu doğrultudadır.

Sempozyuma katılan bütün konuşmacı ve dinleyici dostlarımızın heyecanı, bizleri gelecek adına umutlandıran en önemli veriler arasındadır. Bu heyecanı canlı tutabilmek ve ileri taşımak günün sorumlulukları arasındadır. Yaşamın pratiğinde sınanmayan hiç bir adımın kalıcı olmayacağına inanan Özgür Düşün Kolektifi, sempozyumla cisimleşen hareket tarzının yaşamla birleştirilmesi gerektiğinin altını önemle çizmeyi kendine görev saymaktadır. Sempozyumu başlangıç olarak algılamamızın temel nedeni burada gizlidir. Çünkü pratik, bilginin donup kalmasını önler. Dolayısıyla somut gelişmeler içerisinde yenilenen ve gelişen bilginin, genelin çıkarlarıyla örtüşen bir zeminde olacağına inanıyoruz. Doğru tespitler yapmak tek başına yeterli değildir. Bu tespitleri ve doğruları pratikte sınama, doğruluğunu gözlemleme yarının aydınlanmasında önemli adımlardan birini oluşturacaktır. Yarının pratik ayağını örmeyi hedefleyen Aydınlık Sorgular Sempozyumu’nu bu doğrultuda atılmış olumlu bir adım olarak algılamak gerekir.

ilk adımı başarıyla örmede emeği geçen bütün dostlarımıza bir kez daha yürekten teşekkür ediyoruz. Özgür Düşün Kolektifi olarak bütün duyarlı kesimleri ileriye doğru atılmış bu adıma katkı sunmaya davet ediyoruz. Önerileriniz ve yaklaşımlarınız pratiğimize yön verecek temel kıstaslarımız arasında bulunmaktadır. ilk adımını attığımız bu pratiği birlikte büyütmek için her türlü geri ve eksik yaklaşımları kendimizden yıkmaya başlayarak; değiştirmeye ve dönüştürmeye çağırıyoruz.

 
kaypakkaya-anma-afisdgh-li-tutsaklarla-dayanisma

Özgür Düşün

  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün

www.demokratikgenclikhareketi.org | Demokratik Gençlik Hareketi Resmi İnternet Sitesi