|

Demokratik Gençlik Hareketi Şubat 2010
Ülkemiz, TEKEL işçilerinin, 51. gününe giren iş hakkı mücadelesinin ulaşmış bulunduğu önemli bir toplumsal hareketliliğe tanıklık ediyor.
TEKEL işçileri, yıllar önce Amerikalı tütün şirketlerine satılan yerli tütün işletmelerinden şimdi kıdem tazminatları verilerek işten çıkarılıyorlar.
Ülkemiz işçilerinin, emekçilerinin tarihsel mücadeleleriyle kazanmış oldukları tüm ekonomik ve sosyal hakların ellerinden alındığı; bütünlüklü olarak devredilen özel işletme sermayedarlarının, yani patronların insafına terk edildiği; sendika ve iş güvencesinden mahrum koşullara mahkûm edildiği 4-C statüsüne geçirilmek isteniyorlar.
İşte bu kölelik koşullarında yaşama saldırısına karşı, TEKEL işçileri 50 gündür Ankara’nın ayazına, polisinin copuna, gazına ve hükümetin, valiliğin, kolluk güçlerinin tüm tehditlerine, gözaltılarına karşı canla başla, azimle, kararlılıkla direniyorlar.
TEKEL Direnişi, gelinen aşamada, sadece TEKEL işçisinin özlük haklarıyla birlikte kamu kurumlarında istihdam edilmeleri mücadelesinin dışına taşarak, ülkemiz işçilerinin, emekçilerinin ve neo-liberal ekonomik ve sosyal yıkımların mağduru ezilenlerin haklı, meşru tepkilerinin, mücadelelerinin de birleştiği bir mevziiye dönüşmüş durumdadır.
Bu Mevziiyi Kuvvetlendirelim! Halkın Haklı Davasına Hizmet Edelim!
Ortaya çıkardığı deneyim ve tecrübelerle, yarattığı değerlerle bu mücadele, ülkemiz halklarının şanlı mücadele tarihinde hak ettiği yeri alacaktır. Bu noktada halk gençliğinin mücadeleye kendi cephesinden omuz vermesi, mücadeleyi güçlendirmesi tarihsel bir sorumluluğudur.
Bu sorumluluk bilinciyle Bilimsel Sosyalizm’in yol göstericiliğinde, geçmiş yıllarda halk gençliği, özellikle de öğrenci gençlik, nasıl ki okullarını, üniversitelerini halkın haklı mücadelesinin birer mevzisi haline getirmiş ve buralara sıkışmayarak fabrikalara, tarlalara ve eylem alanlarına yönelmişse yine bugün de benzer şekilde bu alanlara yönelmelidir.
Demokratik Gençlik Hareketi (DGH), bu bilinçle meseleye yaklaşmış ve TEKEL işçileri Ankara’ya ayak bastığı an’dan itibaren, bu haklı davanın bir bileşeni olmuştur.
Aradan geçen bir buçuk ayı aşkın zaman dilimi içerisinde, DGH, gerek okul çalışmalarında gerekse semt çalışmalarında TEKEL işçisinin haklı davasını, ezilenin, yoksulun, paralı eğitim ve sağlık hizmetleri mağdurlarının haklı mücadeleleriyle birleştirmeye çaba göstermiştir.
İşçiler, bir an olsun yalnız bırakılmamış, 51 gün bil fiil gündüzüyle gecesiyle, sınıfın kaderine ortak olunmuştur.
DGH, yapmış olduğu merkezi çağrıyla birlikte, ülkenin farklı yerellerinden faaliyetçilerini alana taşımıştır ve taşımaya da devam etmektedir.
Böylelikle 42 yerelden gelen TEKEL işçileriyle, kalıcı, samimi ilişkiler de kurulabilmiştir.
Gelinen aşamada, bildirilerin birlikte yazıldığı, dağıtıldığı, yoksul emekçi mahallelerde çalışmaların yapıldığı, toplantıların alındığı bir seviyeye de ulaşılmıştır.
DGH, tüm halk gençliğini, bu tarihsel noktada bulunmaya, an’a tanıklık etmeye ve tarihin bir parçası olmaya davet eder!
Bu mücadelenin en geniş kesimlerce öğrenilmesi için gereken çabayı gösterelim, mevcut imkân ve olanaklarımızı seferber edelim.
Emperyalistlerin, uşakları ülkemiz hâkim sınıflar aracılığıyla diledikleri gibi at koşturduğu ülkemizde TEKEL işçisinin kararlı duruşu sonucu gelişip güçlenen bu mücadele, ezilen halkımız açısından zafere taşınmalıdır.
Süreci tıkamak ve direnişi yıpratmak ve bitirmek gayreti içerisinde olan AKP hükümetinin politikalarına ve tutumlarına karşılık, TEKEL işçisinin iradesi sendika konfederasyonlarına 4 Şubat için genel grev kararı aldırmıştır.
4 Şubat’ta Alanlara!
Emeğinin hakkı ve geleceğinin güvencesi için mücadele eden TEKEL işçisinin mücadelesi yeni bir aşamaya ulaşmıştır. Gelinen aşamada bu direnişi halk gençliği olarak daha bütünlüklü bir şekilde sahiplenmeliyiz.
4 Şubat’ta yükselecek direniş sesini güçlendirmek adına, bulunduğumuz alanlarda en geniş kitleleri sokağa, eyleme taşımak için seferber olalım.
DGH, 4 Şubat’ta yeni demokrasi güçleriyle birlikte, bulunduğu her yerelde alanlarda olacaktır!
4 Şubat’ı takip eden günlerde de TEKEL işçisinin sesini, emekçi halka; emekçi halkı TEKEL işçisine taşıyalım!
|