|

Demokratik Gençlik Hareketi Ağustos 2009
Emperyalist haydutluğun ve zorbalığın, tüm dünyayı ve fakat özelde Ortadoğu coğrafyasını ekonomik, sosyal, siyasal ve askeri alanlarda yıkımlara uğrattığı; ülkemiz özgülünde ise uşak hâkim sınıflar eliyle halklarımıza ve biz halk gençliğine türlü ekonomik ve sosyal yıkımların dayatıldığı, işsizliğin her geçen günde katlanarak büyüdüğü ve bunlara karşılık en ufak demokratik hak taleplerine dahi acımasız bir zulmün hayata geçirildiği bir süreçte, yeni bir “Köy Çalışmaları” dönemine daha başlamış bulunuyoruz.
Demokratik Gençlik Hareketi (DGH), bundan tam bir yıl önce halk gençliğine yönelik olarak gerçekleştirdiği çağrısını, bugün, çok daha güçlü ve kararlı bir şekilde yinelemektedir:
“Burjuva - feodal gericiliğin halk gençliğine dayattığı bireyciliği ve bencilliği, kolektif üretimin ve paylaşımın yüceliğinde; disiplinsizliği ve sorumsuzluğu, yoksul köylülüğümüzün çalışkanlığında ve mütevazılığında; ahlaksızlığı ve çürümüşlüğü, emeğin karşılıksız seferberliğindeki yüksek bilinçte yaşam bulan toplumsal değer yargılarında alt etmek için ‘Köy Çalışmaları’na katılalım!” (DGH - Ağustos 2008)
Emperyalizme Karşı Bağımsızlığın; Sömürü ve Zorbalık Sultasına Karşı İnsanca Bir Yaşamın ve Yeni Demokrasinin Mücadele Bayrağını Daha Güçlü Yükseltmek için Proleter İdeoloji ve Disiplinle Donanalım!
Ülkemiz emekçileri, başta emperyalizmin ve yerli uşaklarının azgın “kriz faturaları” altında ezilirken; işsizliğin, zamların, hak gasplarının ve demokratik hak taleplerine yönelik pervasız zorbalıkların kurbanı olurken; tüm bir toplum olarak ahlaki ve moral değerlerimizden, bu yıkım tablosu içerisinde uzaklaşırken; soygunların, hırsızlıkların, tecavüzlerin, cinnetlerin ve katliamların içerisinde kıvranırken; biz halk gençliği de bu kara tablodan dolaysızca nemalanıyoruz kuşkusuz.
Son olarak, YÖK’ün “zamlı tarifesi” örneğinde yaşadığımız üzere, halk gençliği, mevcut ekonomik ve sosyal saldırılarda, hâkim sınıflar için önemli bir toplumsal kesimi oluşturmaktadır.
Ne ki bu yıl, geçmiş senelerden farklı olarak, öğrenci - gençliğe yönelik gerçekleştirilen zam saldırısına karşı ülke genelinde yaygın ve toplamda bakıldığında hiç de önemsizleştirilemeyecek bir tepki ortaya çıktı.
Yakın geçmişte yaptığımız değerlendirmelerde değindiğimiz üzere, bu yıl geçmişten farklı olarak mevcut tepkinin sokaklarda, yerleşkelerde bu denli yaygın bir görünürlük kazanması; ülkemizde yaşadığımız ekonomik ve siyasi krizin derinlikli etkilerinin sonucundadır.
Emekçilerimiz gibi bugün halk gençliği de yaşanan ekonomik ve sosyal yıkımlara, pervasız geleceksizleştirilme politikalarına karşı tepkisini daha net ifade edebilmektedir.
Ancak derhal dikkat çekmek ve altını kalınca çizerek ifade etmek gereklidir ki; diğer tüm alanlarda verilen toplumsal mücadelelerde olduğu üzere, halk gençliğinin bu en somut ve haklı taleplerini de mevcut gericiliğin sınırları içerisinde eritmek isteyen “neo-liberal sol” anlayışlar ile bunlarla kol kola ittifaka durmuş reformist çevreler ön plana geçmek istemektedir.
Emekçilerin, halkların ve halk gençliğinin ekonomik ve sosyal hak taleplerini, bu taleplerin somut karşılığını bulabilecekleri gerçek demokratik bir düzen mücadelesinin siyasal potasında eritebilmek, hiç kuşkusuz tüm mücadele alanlarında siyasi ve örgütsel nitelikleri yönüyle çok daha gelişkin bir “Demokratik Gençlik Hareketi” yaratma zorunluluğuna işaret etmektedir.
Siyasi ve örgütsel kabiliyetleri gelişkin; ülke genelinde yaygın ve etkili; bulunduğu mücadele alanlarında, başta halk gençliği olmak üzere devrimci kamuoyu içerisinde de politik olarak öncülük edebilen; “Üniversite Öğrencileri”nden, kendi alanlarında somutlaşabilecek her türlü kitle faaliyetine dek en geniş cepheyi en somut hak talepleri ekseninde ören ve bu yolla, ideolojik gericiliğin ve bunların halk gençliği güçleri içerisindeki liberal, reformist uzantılarını etkisizleştiren bir mücadele hattı örebilen bir DGH, ancak ve ancak proleter ideolojiyle çelikleşen bilinçlerin ve proleter bir yaşam tarzıyla yeniden üretilen bir kültürün birikimi ve ürünü olabilir.
Yaz kamplarında, plajlarda “Denizleşen” değil; tam tersine fabrikalarda ve tarlalarda kavrulan, nasırlaşan ellerin ve çelikleşen bilinçlerin bu önemli ideolojik mücadelede başarı şansı kazanabilecek bilimsel bir zemine sahip olabileceği asla gözden kaçırılmamalıdır.
DGH, artan saldırganlığın karşısında, her alanda halkın çıkarlarını ve somut kazanımlarını müdafaa edecek ve bunun ötesinde ileriye taşıyacak güçlü bir kitle hareketinin ancak doğru politik bir önderlikle başarıya yürüyebileceğinin kat’i bilinciyle; örgütlemiş bulunduğu köy çalışmalarına katılım çağrısını coşkuyla beyan eder!
Üretimin yaratıcı, devingen gücüyle çelikleşelim!
Halk gençliğinin demokratik haklar için mücadelesini daha güçlü bir DGH’yle ileriye taşıyalım!
|