Emperyalist Tahakküme, İşsizliğe ve Geleceksizleştirilmeye Karşı Halk Gençliğinin Haklı Mücadelesini Büyütelim! Bağımsızlık ve Yeni Demokrasi Bayrağını 1 Mayıs'ta Dalgalandıralım!

Demokratik Gençlik Hareketi
Nisan 2009

Demokratik Gençlik Hareketi (DGH), 1 Nisan 2009 itibariyle, bünyesinde sürdürdüğü tartışmaları sonuçlandırarak, "Emperyalist Tahakküme, İşsizliğe ve Geleceksizleştirilmeye Karşı Halk Gençliğinin Haklı Mücadelesini Büyütelim!" şiarıyla, 1 Mayıs 2009 eylemlilikleriyle sonlandırılacak olan yeni bir kampanya başlatmıştır.

Kampanyamız, ekonomik krizle beraber daha da katmerleşen sosyal ve ekonomik yıkımlara karşı, halk gençliğinin geleceğini kazanma mücadelesini örgütlemek, haklı demokratik taleplerini büyütmek ve daha geniş kitlelerle birlikte bu mücadeleyi ilerletmek amacıyla örgütlenmiştir.

Emperyalizmin ve uşaklarının ülkemiz halkları üzerindeki baskısının her geçen günde arttığı bir dönemden geçmekte olan ülkemizde, genciyle yaşlısıyla binlerce işçi işten çıkarılıyor, IMF politikalarıyla tarlalarda üretim durdurularak köylüler açlığa terk ediliyor, halk gençliği, işsizliğe ve her anlamda geleceksizliğe mahkûm ediliyor.

Emperyalistler ve uşağı patronlar-ağalar sultası, mevcut krizin faturasını, başta emekçiler olmak üzere tüm halkımıza keserek, zararlarını en aza indirmeyi hedefliyorlar.

Hâkim sınıflarca “29 Mart 2009 Yerel Seçimleri” ve “Ergenekon” gibi çeşitli gündemler fırsat bilinerek krizin yarattığı yıkımların üstü kapatılmaya çalışılıyor.

Başbakan Erdoğan, krizin psikolojik olduğunu, bizi teğet geçeceğini söyleyip, patronlara-ağalara “işini bilmeyi” öğütlerken; ülke tarihindeki işsizlik oranı, neredeyse hemen her gün fabrika ve atölye önüne konan işçilerin ortaya çıkardığı korkunç tablo, bu utanmaz sahtekârlığı yerle bir ediyor...

Öte yandan, on binlerce üniversite ve lise mezununu, işsizlik gibi son derece yakıcı bir sorunla karşı karşıya... Çok az sayıda mezun, oldukça güç şartlar altında iş bulabilirken; bulunan işlerde ise çalışma koşulları da oldukça kötü durumda...

Alınan asgari ücret, bir insanın yaşamını idame ettirebilmesi için gereken miktarın altında olmanın ötesinde; barınma, ısınma, haberleşme ve ulaşım gibi zorunlu giderlere yapılan zamlarla adeta kölelik koşullarına mahkûmiyetin aracı haline dönüşüyor.

On binlerce çalışan, kredi kartlarına borçlanarak, zorunlu giderlerini karşılarken; büyük bankalar, kendilerine borçlanan emekçilerin gelirlerine doğrudan el koyarak, köleleşmenin somut zemini de yaratmış oluyorlar.

Tüm bunlara karşın, halkın sokaklara, meydanlara yansıyan haklı tepkisi, zorbalık politikalarıyla bastırılmaya ve sindirilmeye çalışılıyor.

Emeğinin hakkını arayan işçi, ağa zulmüne başkaldıran köylü, polis copundan jandarma dipçiğine dek baskı ve zor’la karşılaşırken; öğrenciler, kadınlar ve diğer ezilen kesimler de “terör operasyonları”yla baskı altına alınıyor ve her geçen günde ülkemiz hapishaneleri, bu sömürü ve zorbalık saltanatına karşı duran emekçilerle, devrimcilerle dolmaya devam ediyor.

Bu büyük yıkım tablosunda halk gençliği olarak bizi bekleyen insanca bir gelecek yoktur!

Eğer ki bizler, geleceğimiz için mücadele etmezsek, mevcut yıkımı yaratan sistem, bugünkünden daha iyi koşullar yaratmayacak!

İşçiler, köylüler ve diğer emekçi kesimler daha da yoksullaşırken, halk gençliğinin payına; kimliksel cemaatleşmenin halkları birbiriyle savaştırdığı, sömürünün ve zorbalık düzeninin azgınlaştığı, piyasa ekonomisi ve kültürünün kişiliksizleştirdiği, çürüttüğü, bağnazlaştırdığı koca bir yıkım tablosundan başka bir şey hiçbir şey düşmeyecek!

Kriz, işsizlik, yoksulluk, açlık ve geleceksizlik elbette ki bizlerin kaderi değildir!

Hâl böyleyken, ülkemizin, halklarımızın ve kendi geleceğimiz için bizlere düşen somut görevler vardır.

İşçi, köylü, öğrenci gençlik olarak, yeni demokrasi mücadelesini daha güçlü bir noktaya çekmek ve geleceğimizi kazanmak, en temel görevimizdir.

Bu görev doğrultusunda bütün yaşam alanlarımızda örgütleneceğiz.

Programımızı en geniş kesimlere ulaştırarak, halk gençliğini bu program etrafında kenetlenmeye davet edeceğiz. Somut talepler üzerinden haklı mücadelemizi sürdürürken, bir yandan da kitlelere burjuva-feodal sistemin eleştirisini yaparak, krizin, açlığın, yoksulluğun, geleceksizliğin esas sorumlularının teşhirini yapacağız.

Üniversitelerde, liselerde, öğrenci-gençliğin ekonomik ve sosyal en somut, en acil hak taleplerini öğrencilikten gelen hak’larımız temelinde örgütleyecek, maddeleştirecek ve öğrenci-gençliğin kendisini ifade edebileceği zeminlerde örgütleyerek bu mücadelenin politik merkezi haline geleceğiz.

Semtlerde, mahallelerde, çalışan ve işsiz gençliğin emek mücadelesi içerinde yer alacağız. Acil ekonomik hak taleplerinin örgütçüsü olacağız.

Toplamda açığa çıkan kitle hareketlerinde de yer alacağız ve örgütçüsü olacağız!

Kampanya çalışmalarımız boyunca yaratılan birikimi eyleme, sokağa taşıyacağız.

Bu bakımdan kampanyamızı sonuçlandırma tarihi olarak, 1 Mayıs 2009, gerek ülkemizdeki yeni demokrasi mücadelesinin demokratik haklar için mücadelede yakaladığı olumlu aşama gerekse dünya ve ülke konjonktüründeki ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmeler altında son derece önemli bir noktada durmaktadır.

Bu dolayımla, bulunduğumuz her yereldeki 1 Mayıs alanlarında, dün olduğundan daha güçlü, nitelikli, coşkulu ve disiplinli bir toplamı var edecek ve bütün baskılar karşısında halk gençliğinin dinamik, atılgan gücünü ortaya koymak için seferber olacağız!

 

E-Bülten

error DGH'nin açıklama, eylem ve etkinliklerinden haberdar olmak için e-posta adresinizi kaydedebilirsiniz.








www.demokratikgenclikhareketi.org | Demokratik Gençlik Hareketi Resmi İnternet Sitesi