Tasfiye Rüzgârlarını, Proleter İdeoloji ve Disiplinle Kırmak ve Daha Güçlü Bir Gençlik Mücadelesi Yaratmak için Köy Çalışmalarına Katılalım!

koy_calismasi_2010

Demokratik Gençlik Hareketi
Ağustos 2010

Emperyalist kudurganlığın Ortadoğu’daki işgal, ilhak ve zorbalıklarıyla, ezilen halkların boynundaki esaret zincirlerini daha da sıkılaştırdığı ve emekçilerin, ezilenlerin, emperyalist-kapitalist sistemin bölgedeki uşaklarının sömürü ve zulüm iktidarları altında, her geçen dönemde daha fazla ezildiği, güçsüzleştirildiği ve mücadele araçlarının zayıflatıldığı bir süreci yaşıyoruz.

Emperyalist-kapitalist dünya sisteminin mali krizlerinin birbiri ardına patlak verdiği ve bu krizlerin faturasının ezilen dünya halklarına, dünden daha ağır ekonomik ve sosyal yaptırımlarla ödetildiği bir dönemdeyiz.

Ülkemiz hâkim sınıflarının, emperyalist-kapitalist gericiliğe bağımlı siyasetlerinin ekonomik ve sosyal yıkıcı sonuçlarının büyük işsiz kitleleri yarattığı, üretimin tasfiye edildiği, toplumun ahlaki ve kültürel planda hızla yozlaştırıldığı, demokratik hak ve özgürlüklerin daha fazla kısıtlandığı, demokratik haklar ve halkın iktidar mücadelesinin ideolojik olarak manipüle edildiği, tasfiyeye zorlandığı, sistem içi mücadelenin kutsandığı ve sokaklarda açık şiddetin kol gezdiği gerçeği bugünün tablosudur.

Emperyalizmin ve Uşaklarının Değişmeyen Amacı: Tasfiye ve İmhadır!

Ülkemizde, ezilen, sömürülen emekçilerin, halkların mücadeleleri ve mücadele araçları her zaman emperyalistlerin ve uşaklarının ideolojik ve politik baskısına maruz kalmıştır.

Gerici, karşı-devrimci kara propaganda ve psikolojik savaşın türlü aygıtları, bu faaliyeti halka ve örgütlü halk güçlerine karşı icra ederken beri yandan kolluk güçleri marifetiyle emekçilerin, halkların mücadeleleri karşısına dikilir ve zor uygularlar. Bunun en güncel ve son örneği, ABD emperyalizminin iş başına getirdiği AKP hükümeti dönemidir.

AKP hükümetinin “demokratik açılım”, “demokrasi”, “özgürlükler” vb. kavramlarla sürdürdüğü açılım projelerinin özünde, ülkemizi, emeğimizi ve geleceğimizi emperyalist efendilerine, en kanlı senaryolar içerisinde peşkeş çekmek olduğu, artık ayan beyan ortaya çıkmıştır.

Bir yandan, etrafında kümelediği sağ ve sol liberal besleme kalemşorların, dönek takımının alkışlarıyla, gazeteleriyle, TV kanallarıyla… Emperyalist-kapitalist dünya sitemine ve ona bağımlı ülkemiz gerici siyasi iktidarına tabi, düzen içi mücadeleyi vaaz eden, bu gerici odaklardan demokrasi, özgürlük geleceğini propaganda eden, onlara teslimiyeti öğütleyen; beri yandan, bu ideolojik propagandayla tam olarak sisteme entegre edemediği, kontrol dışında kalan, halk hareketlerine de açık şiddeti, zorbalığı gözü dönmüşçesine uygulayan bir sistemdir bugün hakim durumda olan.

Kürt ulusunun haklı davası karşısında önce “iyi şeyler olacak” diyen ve herkesi “sorunu konuşmaya davet eden” siyasi iktidar, öngördüğü tasfiyeyi gerçekleştiremediği noktada ve bu taktik yönelimin belirli bir aşamasında öngördüğü imha politikasını hayata geçirmiştir örneğin… Amed ve Muğla’da katledilen üniversite öğrencilerinin yanı sıra bugün ülkemiz hapishanelerini dolduran üniversiteli, liseli ve ilköğretim öğrencisi yüzlerce Kürt halk gençliği gerçeğimiz bu konudaki en güncel örneğimizdir.

Gerek Kürt ulusunun demokratik ve kültürel hak talepleri mücadelesinde gerekse genel mücadele içerisinde Demokratik Gençlik Hareketi (DGH) faaliyetçilerinin de uğradığı kovuşturmalar, tutuklamalar, on yıllara uzanan cezalar, tacizler ve tehditler de bu bağlamda sürece ilişkin son derece önemli derslerdir.

Özetleyecek olursak, tasfiye ve imha konsepti, işte bu iki temel ideolojik ve politik uygulama alanına yaslanmaktadır.

Meslek örgütleri, kitle örgütleri, sendikalar, odalar, dernekler ve politik kitle örgütleri… Sömürü ve zulüm sistemi içerisine sürüklendiği ve bu zeminde tutulduğu; aklının, bilincinin dumura uğratıldığı; rutin, sınırlı, dar, kitlelerden kopuk, marjinal bir örgütsel faaliyete zorlandığı ve bunun için kanallar açıldığı; kitlesini kaybettiği oranda tasfiyeyi dayatan… Bunun hayata geçirilemediği, sonuç vermediği veyahut da bu zemine itilmeye zorlanmak istendiği koşullarda da halkın en meşru, demokratik hak alma mücadelelerine ve kazanılmış demokratik haklarına dahi azgınca saldıran, tutuklayan, hapishanelerde, hücrelerde öldüren bir sistem…

Tasfiyeye Karşı, İdeolojik Sağlamlık; İmhaya Karşı, Çelikten Bir Örgüt!

Ezilen, sömürülen işçinin, köylünün, emekçinin dün olduğu gibi bugün de haklarını savunmak ve haklarını alabilmek ve daha da ötesinde tüm bunları güvence altına alabilmek için elindeki yegâne olanak ideolojisi, örgütü ve mücadelesidir.

İdeolojik olarak doğrularını yanlışlarını birbirine karıştıran, dostunu düşmanını tarif edemeyen, tarihini unutan ve dolayısıyla günü okuyamayan bir halk gençliği hareketi gerçeği, bugünün emperyalistlerinin ve uşaklarının dayattıkları sağ ve sol tasfiyeciliğin temel hedefleridir.

Halk gençliğinin ekonomik, sosyal, akademik, demokratik ve kültürel hak talepleri mücadelesinin de rotasını şaşırmaması, hâkim rüzgârlarda savrulmaması ve esasta, bir emekçi iktidarıyla gerçek karşılığını bulacak ve güvenceye alınacak olan demokratik haklar mücadelesinin dinamik, atılgan, fedakâr kuvveti haline gelebilmesi koşulu, öncelikle ideolojik sağlamlığa bağlıdır.

İktidar perspektifini yitirmemiş, iddialı ve kararlı bir duruşun yanı sıra okulda, mahallede, atölyede halk gençliğinin boğuştuğu onlarca sorun ve sıkıntıya, halk gençliğinin bağrındaki bir kuvvet olarak diri, dinamik ve uyanık bir ideolojik refleksle yüklenen; bu alanlarda geniş kitleleri ilgilendiren sorunlarda yaratıcı politikalar üretebilen; kendi gücünü ve çevresini seferber ederek öncüleşen ve dost kuvvetleri de harekete geçirebilen bir faaliyet ancak hedefini bilen, yürüyeceği zirveleri şaşırmayan bir ideolojik netlikle, donanımla mümkündür.

Elbette ki her şey, tek başına doğruları savunmak, söylemek ve yazmak değildir!

Doğruyu yani programı, politikayı kitlelere taşıyacak, onları kendi hareketleri, eylemleri içerisinde örgütleyecek, yönlendirecek, ideolojik olarak donatacak, kimliklendirecek bir örgütsel faaliyet gereklidir.

Bilinçli bireylerin gönüllü birlikteliği olan ve bir hak ve ödevler toplamına yaslanan örgüt: onları, yüzleri, binleri, milyonları aynı amaç için hareket ettiren, bir arada tutan toplumsal bir organizasyon olarak bugünün tasfiye ve imha saldırılarına karşı ezilenlerin elindeki en önemli müdafaa ve mücadele aracıdır.

Dağınık, düzensiz, disiplinsiz, plansız, programsız bir örgüt, halkın ciddiye almadığı bir örgüttür!

Söylediğini hayata geçiremeyen, bu iradeyi ortaya koyamayan bir örgüt, halkın ilgilenmediği bir örgüttür!

İdeolojik olarak sözünü söyleyemeyen, faaliyetçisini donatamayan bir örgüt, halkın umursamayacağı bir örgüttür!

Ne yapacağını bilmeyen, önünü göremeyen, politika üretemeyen bir örgüt, halkın varlığını dahi bilmediği örgüttür!

Halk gençliğinin okullardaki, semtlerdeki ve atölyelerdeki, tarlalardaki ekonomik, sosyal, kültürel, akademik, demokratik hak talepleri mücadelesinde, bu alanlara yön verecek, politika üretecek ve daha önemlisi bunu hayata geçirecek örgütlü faaliyetçiler toplamını diri, canlı bir şekilde ayakta tutacak, yönlendirecek, disiplin uygulayacak bir örgütsel politikadır günün yakıcı ihtiyacı.

Bu çerçeveden olarak özetlemek gerekirse, bugün için, programı ve örgütü muhafaza etmek; an’da somut başarıyı ve esasta uzun vadeli kazanımları hedefleyen siyasi ve örgütsel politikalar icra etmek; tasfiye ve imha konseptine karşı örgütlü halk gençliğinin, mücadele içerisindeki temel savunmasıdır!

Yüzümüzü Tarlalara, Nasırlı Ellere Dönelim!

DGH, bu yıl üçüncüsünü düzenlediği köy çalışmalarıyla birlikte, ideolojik netliği korumak ve örgütsel kabiliyetleri geliştirmek için attığı adımları çoğaltıyor.

Bu bağlamda, Emek Seferberliği kampanyaları, yaz dönemlerini geçiştirmek için değil; salt ekonomik bir faaliyet amacıyla değil; okullardan, semtlerden çıkan halk gençliğinin emekçi halkla, işçilerle, köylülükle aynı havayı teneffüs etmesi, aynı sofraya diz kırması, ellerini nasırlaştırması, bilincini kirleten yoz, kirli, gerici düşüncelerden çalışarak arınması için hayata geçirilen devrimci bir eylemdir!

DGH bu mütevazı adımları, geleceği kazanma perspektifiyle atmakta ve gençlik mücadelesinde 1971 çıkışlarını yaratan İbrahimlerin, Denizlerin, Mahirlerin devrimci mirasını, hak ettiği şekliyle yeniden örgütlü halk gençliğinin bir geleneği haline getirmeye, yaygınlaştırmaya gayret etmektedir.

Bu vesileyle DGH, bu yıl üçüncüsü örgütlenen emek seferberliği kampanyası kapsamındaki köy çalışmalarının başladığını ilan eder!

Burjuva - feodal gericiliğin halk gençliğine dayattığı bireyciliği ve bencilliği, kolektif üretimin ve paylaşımın yüceliğinde; disiplinsizliği ve sorumsuzluğu, yoksul köylülüğümüzün çalışkanlığında ve mütevazılığında; ahlaksızlığı ve çürümüşlüğü, emeğin karşılıksız seferberliğindeki yüksek bilinçte yaşam bulan toplumsal değer yargılarında alt etmek için ‘Köy Çalışmaları’na katılalım!

 
kaypakkaya-anma-afisdgh-li-tutsaklarla-dayanisma

E-Bülten

error DGH'nin açıklama, eylem ve etkinliklerinden haberdar olmak için e-posta adresinizi kaydedebilirsiniz.








www.demokratikgenclikhareketi.org | Demokratik Gençlik Hareketi Resmi İnternet Sitesi