|
ANKARA (13.10.2008) - Ankara Üniversitesi yemekhanelerinde çalışan işçilerin, kölece çalışma koşullarına karşı başlattıkları iş bırakma eylemi, öğrencilerin de aktif boykotuyla birlikte greve dönüşmüş, her geçen günde, patronları daha da korkutarak, güçlenerek genişlemişti.
İşçiler, öğrenciler, akademisyenler ve DİSK/OLEYİS temsilcisinden oluşan Ankara Üniversitesi Meclisinin örgütlediği grevde, meclisçe, muhatap olarak Ankara Üniversitesi fakülteleri (Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi, Fen Fakültesi, Hukuk Fakültesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, Tıp Fakültesi, İletişim Fakültesi, Eğitim Fakültesi, Ziraat Fakültesi, Fen Fakültesi) yemekhanelerini işleten ve işçilerini kölece çalıştıran taşeron TADAL'ın üst işvereni konumundaki A.Ü Rektörlüğü gösterilmişti.
Geçtiğimiz cuma (10 Ekim) günü, işçi ve öğrencilerin demokratik hakları için verdikleri mücadele karşısında sıkışan Rektörlük, meclisçe kendisinden daha önce talep edilen görüşmeyi kabul etmiş; ancak, meclisin temsilcileriyle değil kendisinin belirlediği kişilerle görüşebileceğini iletmişti. Bunu kabul etmeyen meclis, cuma günkü toplantıda boykotun daha güçlü ve kararlı örgütlenebilmesi için, pazar günü Cebeci yerleşkesinde gerekli hazırlıkları yapmak için bir raya gelme kararı almıştı. 12 Ekim Pazar günü, bir araya gelen grevci işçi - öğrenci meclisi, boykotta kullanılabilecek görsel malzemeler hazırladı. İşçilerin öğrencilerle birlikte pankartlar ve dövizler hazırladığı, yemek yiyip halaylar çektiği geçtiğimiz pazar günkü buluşma, son derece verimli geçmişti. Meclisin bu buluşmasında ayrıca, pazartesi günü A.Ü Mediko önünde, saat15.00'da yürütülen çalışmalarda gelinen aşamanın kamuoyuyla paylaşılacağı bir basın açıklamasının örgütlenmesine de karar verilmişti. Kararlılık ve Direniş Boykotu 2. Haftasında Zafere Taşıdı 13 Ekim Pazartesi günü boykot menüsünü daha da zenginleştiren meclis, boykotu daha güçlü ve kararlı bir şekilde örgütlemeyi sürdürdü. Gösterilen bu kararlılık ve direniş karşısında geri adım atmak zorunda kalan Rektörlük; sabah saatlerinde, meclisin seçtiği temsilcilerle öğleden sonra görüşmek istediğini, yine bu temsilciler aracılığıyla meclise iletti. Bu istemle birlikte başlayan; “talepler kabul edildi, boykota gerek kalmadı” dedikodularına kulak asmayan meclis, boykotu ve kararını aldığı basın açıklamasını örgütlemeyi sürdürdü. Farklı fakültelerde boykotu örgütleyen meclis bileşenlerinin Cebeci Yerleşkesi'nde buluşmasının ardından, basın açıklamasının yapılacağı Mediko önüne toplu olarak yürüyüşe geçildi. Açıklamanın yapılacağı yer e yaklaşıldığında, pazar günü hazırlanmış olan A.Ü Meclisi imzalı,“zafer direnen emekçinin olacak”, “TADAL işçisi direnişin simgesi” pankartları açılarak sloganlarla yürüyüş sürdürüldü. Mediko önüne gelindiğinde açıklamadan önce, “biz basın açıklaması yaparken temsilcilerimiz de Rektörlükle görüşüyor” anonsu yapıldı. Sonra açıklamaya geçildi. Açıklamayı grevdeki işçilerden Gökcan Öztürk okudu. Açıklamada, “...söz konusu işçilerin yaşadıkları sorunların kalıcı çözümünü sağlayacak makam A.Ü Rektörlüğü'dür. Çünkü yemek hizmetini veren taşeron TADAL ile A.Ü Rektörlüğü'nün ilgili birimi arasında işçi hakları bakımından 4857 sayılı İş Yasası uyarınca “Asıl işveren-Alt işveren” ilişkisi bulunmaktadır. Dolayısıyla asıl işveren konumunda bulunan A.Ü Rektörlüğü, sorunların çözümünü isteyen işçilerin asıl muhatabı durumundadır.” dendi. Alkış ve sloganlarla bitirilen açıklamanın ardından Cebeci Yerleşkesi'ne geçildi. Ve çok geçmeden, meclisi temsilen görüşmeye giden ve aralarında avukatında bulunduğu heyet görüşmeden döndü. Heyet, görüşmede tüm taleplerin Rektörlükçe kabul edildiğini ve akşam saat 18.00'da rektörlüğünde katılacağı taşeron TADAL'la bir görüşme daha olacağı bilgisini aktardı. Bu bilgiyi değerlendiren meclis, DİSK/OLEYİS temsilcisi Mahsun Turan'ın da heyete eklenmesine ve taleplerin bundan sonra gelecek şirketler nezdinde de güvence altına alına bilmesi için, üst işveren konumundaki Rektörlüğün, yapılacak yeni ihalelerde de iş güvencesi sağlayacak maddeleri ihale şartnamesine koymasının bir talep olarak heyetçe dillendirilmesine karar verdi. Ayrıca meclis toplantısına katılan Kocaeli OLEYİS, SES ve Nakliyat-İş temsilcileri de, sürdürülen mücadeleyi desteklediklerini ve ellerinden geleni yapacaklarını söylediler. Cebeci Yerleşkesi Milli Piyango Yemekhane'si önünde (büyük yemekhane) görüşme sonucunu bekleyen işçi ve öğrenciler, aralarında yaptıkları futbol maçıyla, çektikleri halaylarla, söyledikleri türkülerle, anlattıkları fıkralarla ve oynadıkları oyunlarla boykot alanını şenlik alanına çevirdiler. Saat 20.30 gibi görüşmeden dönen heyetin, bütün taleplerin kabul edildiğini açıklaması ile sloganlar ve alkışlarla zaferi kutlayan işçi ve öğrenciler, “işimiz bitmedi, şimdi sendikaya üye olma, mecliste yakalanan bu birlikteliği sürdürme, süreçten dersler çıkarıp örgütlenme ve bu zaferi bir şenlikle taçlandırma zamanı” dediler. Ankara Üniversitesi Rektörlüğünün, Grevci İşçilerin ve Öğrencilerin Birliği Karşısında Kabul Ettiği Talepler Şunlar; 1.TAŞERON TADAL'ın işten çıkardığı işçilerin tamamının yeniden işe alınmasını ve işsiz kaldıkları süredeki kayıplarının telafi edilmesi. 2.İşçilerin sürgün edilmesine son verilmesi. 3.İşçilere haftalık 45 saatlik çalışmanın dışında yaptıkları fazla mesailerin ücretlerinin verilmesi, zorla fazla mesai yaptırma uygulamasına son verilmesi. 4.İşçilere yönelik, küçümseyici ve onur kırıcı davranışlara son verilmesi. 5.Bu yıl yapılacak yemek ihâlesinin şartnâmesinde, işçilerin iş güvencelerinin, ücretlerinin ve diğer haklarının güvence altına alınmasını düzenleyen maddelerin yer alması. 6.Kaliteli, sağlıklı ve doyurucu yemek hizmeti verilmesi. DGH, TADAL Grevinin Zengin Deneyimine Dikkat Çekiyor Sürecin başlangıcından itibaren katılımcısı olan DGH'liler, üniversite bileşenlerinin demokratik hakları için mücadelesinde, TADAL grevinin birçok yönüyle öğretici dersler içerdiğini ve bundan sonrasındaki benzer süreçlerde yol gösterici zengin bir deneyim olduğuna işaret etmektedirler. Grevci İşçilerin, devrimci-demokrat öğrencilerle temas kurduğu andan itibaren; öğretim görevlilerinden, öğrencilerden, sendikalar gibi kitle örgütlerinden ve üniversite içerisindeki farklı iş kollarındaki işçilerden geniş bir cephe örgütlenmeye çalışılmış ve bunda ciddi başarılar yakalanmıştır. Grevin sürdüğü iki hafta boyunca hemen hergün geniş kitle toplantıları alınarak süreç gün be gün değerlendirilmiş ve gelişmeler açıklıkla tartışılmıştır. Çok farklı siyasal görüşlerden işçilerin, zaman içerisinde, grev öncesinde devletin empoze ettiği ön yargılarla dolu fikirlerini, mücadelenin açık gerçekleri içerisinde kırmaları bilhassa daha önce işçilerle ortak çalışmalarda bulunmamış öğrenciler için büyük bir deneyim olmuştur. Tüm grev boyunca, stantlarda birlikte faaliyet yürütlmüş, birlikte eylemler örgütlenmiş, bildiriler dağıtılmış, tüm coşkusuyla halaylar birlikte çekilmiştir. Atölyelerde, pankartlar birlikte hazırlanmış ve süreç boyunca, emek mücadelesinin gerek sendikal gerekse iş kolu içerisindeki tüm yönleri son derece zengin bir şekilde paylaşılmıştır. DGH'liler, TADAL grevinin kazanımlarının, halkın demokratik hakları için söz, eylem ve örgütlenme haklarının zorunluluğuna ve gücüne iaret eden güçlü bir örnek olduğunu vurgulamaktadırlar. Bu bağlamda TADAL grevi, emperyalist tahakküme karşı bağımsız bir ülkede özgür bir halk olarak yaşama stratejik hedefine kilitlenmiş demokratik haklar için mücadelede zengin deneyimiyle yerini almıştır. "Örgütlü Halk Asla Yenilmez!" |