|
ANKARA (26.06.2009) - Ankara Üniversitesi’nin geçen yıl atanan ‘taze’ rektörü, ‘eski solcu’ Cemal Taluğ, Öğrencilerin ailelerine yolladığı kendi imzasını taşıyan bir mektupla solcu öğrencileri dize getirmeyi hedefliyor.
Rektörlük seçimleri esnasında “solcu” kimliği ile oy çoğunluğunu alarak
Anakara Üniversitesi Rektörü olmayı başaran Cemal Taluğ, rektör
olduktan sonra ilk iş olarak gerçek kimliğini göstermek oldu.
Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz aylarda Ankara Üniversitesi Cebeci
Kampüsü’nde taşeron bir firmaya bağlı işçilerin grevine karşı polisle
işbirliği yapmış sabaha karşı grev yerine yapılan polis baskınına gönül
rahatlığıyla izin vermişti.
Yeni rektörün yeni icraatı ise, solcu
öğrencileri tespit edip onları “makul” ve “istenilir” öğrenciler haline
getirmek için, önce polis sonra aileler ve “Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı
Anabilim Dalı”na bağlı “Kriz Merkezi” ile işbirliği yapmak oldu.
Kendi
imzasını taşıyan bir mektupla, ailelerden sol görüşlü öğrencilerin
“yeni yaşamlarına adaptasyon” sorunu yaşadıkları gerekçesiyle
üniversiteyle bağ kurulmaları isteniyor. Ankara Üniversitesi Ziraat
Fakültesi eski dekanı olan ve 5 Ağustos tarihinde Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül tarafından Ankara Üniversitesi Rektörü olarak atanan
Ziraat doktoru Prof. Dr. Cemal Taluğ, doktor unvanını kullanarak solcu
öğrencilere iyileştirilmesi gereken bitkiler teşhisini koymuş bulunuyor.
Polis-YÖK-Üniversite ablukasına ‘aileler’ katılıyor
YÖK kıskacında özerkliğini-bilimselliğini-demokratikliğini kaybeden bir
kurum olan üniversiteler yeni bir dönüşümün eşiğinden geçiyor.
Üniversitelere yönelik dönüşüm projelerinin yoğunlukla tartışıldığı şu
süreçte ülkenin en büyük ve köklü üniversitelerinden Ankara
Üniversitesi (AÜ), rektör Cemal Taluğ ile “yeni” bir uygulamaya imza
atıyor. Buna göre Cemal Taluğ imzalı mektup ailelere gönderiliyor.
Üniversite yaşamının ortaöğretimden daha farklı ve karmaşık olduğu
belirtilen mektupta, aile ortamından ayrılan kimi öğrencilerin yeni
yaşamlarına adaptasyon sorunu yaşadığı belirtiliyor.
Mektupta
“Üniversitemiz bu tür sorunlarla karşı karşıya kalan öğrencilerimizi
desteklemek için çaba harcamakla birlikte bu çabaların tam anlamıyla
yeterli olduğunu ileri sürmek güçtür” denilerek girdikleri işbirliğinin
her zaman etkili olmadığı için yeni işbirlikçi olabilecek ailelerin
yardım ve katkıları isteniyor.
‘Bu mektubu aldıysanız çocuğunuz sorunlu’
Rektörü Taluğ, teşhisini “eğer bu mektubu aldıysanız oğlunuz/kızınızla
ilgili bir sorun olduğu anlamına gelmektedir” şeklinde belirterek,
ailenin mesai saatleri dâhilinde aramaları istenen bir telefon numarası
veriyor. Üniversitenin bu talebini yerine getiren ebeveynler, “Tıp
Fakültesi Ruh Sağlığı Anabilim Dalı”na bağlı ‘Kriz Merkezi’ne
ulaşıyorlar.
Telefonda, uygulamanın üniversitenin yeni bir hizmeti
olduğu, ailelere yardımcı olmak istendiği belirtiliyor.
Söz konusu uygulamada polisle işbirliği yapılıp yapılmadığı sorusuna
meçhul yanıt veren Kriz Merkezi, uygulamanın amacı sorgulandığında ise,
bu konuda bilgi veremeyeceklerini, rektörlükle temas edilmesi
gerektiğini söylüyor.
AÜ’de okuyan solcu öğrencilere gönderilen bu mektupla, 12 Eylül rejimi
sonrası genel tipolojiye aykırı olan, sorgulayan, eleştirel düşünmek
isteyen öğrencilerin patolojik bir vaka olarak ele alındığı görülüyor.
Islah edilmesi gereken bu öğrencilere bir psikiyatrisi tahsis edilmesi
uygun görülüyor. Söz konusu mektup üniversitelerde gelişkin ıslah
yöntemleri üzerinde yapılacak çalışmaların habercisi niteliğini
taşıyor. “Solcu” kimliği ile rektör olan Cemal Taluğ’un mektubunun tam
metni şöyle:
Sayın ..........................................................,
Ankara Üniversitesi, ülkemizin en köklü ve en saygın üniversitelerinden
biri olarak, 38.000 öğrencisi ve 3340 akademik personeli ile büyük bir
ailedir.
Öğrencisine değer ve sorumluluk vermeyi temel bir ilke olarak
belirlemiş olan üniversitemiz, onların ebeveynlerini de aile üyeleri
olarak kabul etmektedir. Öğrencilerimize karşı sorumluluklarımızı
yerine getirirken sizlerden gelecek destek ve katkılar hem çabamızın
etkin sonuçlara ulaşmasını hem de olumlu sonuçların paylaşılarak
çoğalmasını sağlayacaktır.
Üniversite yaşamı hiç kuşkusuz ortaöğretimden daha farklı ve
karmaşıktır. Gerek ortaöğretimin katı disipline dayalı belirlenmiş
yapısından gerekse alışageldiği aile ortamından ayrılan ve yaşamının
sorumluluğunu tümüyle üstlenen öğrencilerimiz zaman zaman bu yükle başa
çıkmakta zorlanmaktadırlar. Bu zorluğun üstesinden gelebilmek için
benimsedikleri çözüm yolları ve kurdukları işbirlikleri her zaman
istendik, etkili ve olumlu sonuçlara ulaştırıcı olmamaktadır.
Üniversitemiz bu tür sorunlarla karşı karşıya kalan öğrencilerimizi
desteklemek için çaba harcamakla birlikte bu çabaların tam anlamıyla
yeterli olduğunu ileri sürmek güçtür. Bu bağlamda sizlerin yardım ve
katkılarınızın önemi büyüktür.
Bu mektubu almış olmanız oğlunuz/kızınız
ya da üniversitemiz nezdinde sorumluluğunuzda bulunan öğrencimizle
ilgili bir sorunun bulunduğu anlamına gelmektedir. Bu konuda daha
ayrıntılı bilgi almak için mesai saatleri içinde (08.00-17.00) 363 03
26 nolu telefonu arayabilirsiniz.
Saygılarımla.
|