NASIL BİR LİSELİ

Uzun bir zamandan sonra yeniden toparlanmaya başlayan Liseli DGH olarak yolun henüz başında olduğumuzu bir an dahi akıldan çıkartmadan, planlı ve programlı bir çalışma tarzını elden bırakmadan faaliyetimize daha da yoğunlaşmamız gerekiyor. Liselerde uzun bir zamandır faaliyetin olmaması bir yanıyla çalışmaya başlamak için kadro yaratmakta sıkıntı doğururken, diğer yandan da var olan kadroların henüz yeni olmasından kaynaklı çalışmalarda belli sıkıntılar yaşanmaktadır. Var olan bu kadro eksikliğinden hareketle DGH saflarında örgütlü bulunan arkadaşların üstüne daha fazla bir sorumluluk binmektedir. Bir yandan DGH bünyesine yeni insanları katmak için uğraşırken bir yandan da hem mevcut bünyesini hem de bünyeye yeni katılan ve katılacak liselileri "yeni insan" perspektifine uygun bir şekilde değiştirme mücadelesi vermek durumundadır. Bu yazımızın esasını başlıkta da belirtildiği gibi "nasıl bir Liseli DGH aktivisti" olmalıyız sorunu oluşturacak.

Düzenin kirletmiş olduğu beyinleri yıkıyoruz gibi iddialı bir söylemle hareket eden DGH'liler olarak öncelikle sorunun ciddiyetinin farkında olmamız gerekiyor. Bu düzen insanları kirletiyor diyorsak eğer, öncelikle düzenin insanları nasıl-hangi araçlarla kirlettiğini ve nasıl bir insan yarattığını anlamalıyız. Sonrada bizlerin alternatif bir gençlik hareketi olarak yaratmak istediğimiz "yeni insan ve özgür dünya" nın ne anlama geldiğini kavramamız gerekir.

Sistem medyasından tutalım da, eğitim sistemine, insan ilişkilerine toplumun gerici ve yoz kültürünün yaşatılması için yoğun bir bombardımana tutuşmuştur. Bencil, kaprisli, serseri, gösteriş meraklısı, hovarda, küfürbaz, futbolla yatıp futbolla kalkan, dizi filmlerden ayrılmayan, özentili, savurgan, pop starlarla, gelin kaynana programlarıyla hayallerini süsleyen, içki, sigara, esrar, eroin ve her türlü uyuşturucu müptelası vs. daha sayfalar doldurulabilir bu konuda.

İşte sistemin yarattığı, zehirlediği gençlik bu. Şimdi önümüzde iki ana sorun var. Birincisi ve en önemlisi sistemin saydığımız ve sayamadığımız bu hastalıklarının bizlerde ne oranda var olduğu ve bunları düzeltmek için çaba harcayıp harcamadığımızda.

Öncelikle yukarıda bahsi geçen hastalıkları da dikkate alıp nasıl bir kişiliğe sahip olduğumuzun farkına varmalıyız. Şunu açıkça ifade etmek gerekir ki; yukarıda sıralanan hastalıkları üzerinde taşıyan ve bunları kabullenen, yok etmek için çaba harcamayan bir birey ne kadar iddia ederse etsin DGH'li olamaz, olmamalıdır.

Bir DGH'li olarak etrafımızdakilere örnek olabiliyor muyuz? Bundan hareketle kendimizi diğer insanlara fark ettirebiliyor muyuz? DGH'li bir liseli olarak elbette sistemin kirlettiği insanlarla bir farkımız olmalı ve bu farkı kendimizden başlayarak yaratmalıyız, en yakınımızdan en uzağımıza taşımalıyız. Örgütlü insanın alternatif bir duruşu olmalıdır. Bu alternatif duruş ki; bizim en büyük propagandamızdır zaten. İnsanlarla iletişim sağlarken onları dinlemeli, dertlerini sorunlarını öğrenmeli, çözüm için yardımcı olmalıyız. Yine kendimizi hem birey olarak hem de örgüt olarak ifade edebilmenin yollarını bulmalı, sade ve anlaşılır bir dil kullanmaya özen göstermeliyiz. Kullandığımız üsluba dikkat etmemiz gerekir. Öyle ki iyi ve doğru bir konuşma üslubu ile insanları çok kolay etkileyip örgütleyebileceğimiz gibi tersi durumda kendimizden çok kolay uzaklaştırabiliriz de.

Birçoğumuz daha bir insanı tanımadan kendimizin bile henüz anlamlarını tam bilmediğimiz bir sürü siyasal kavramı sıralamaya başlıyoruz. Karşıdaki insanın bizi anlayıp anlamadığını, anlattıklarımızı merak edip etmediğini hiç düşünmeden bildiğimiz tüm cümleleri döktürmeye başlıyoruz. Kitlelerin öğretmeni olmadan önce onların öğrencisi olmalıyız sözünü çokça kullanırız ama ne kadar yaşama uygularız?

Yine kendimiz örgütlü bir insanız ama okulda zamanımızı hemen her zaman belirli bir arkadaş çevresi ile geçiriyoruz. Bu iki şekilde oluyor. Birincisi örgütlü insan yine örgütlü insanla tüm zamanını tüketiyor. Yeni insanlarla ilişki kurmak için hiçbir uğraş vermiyor, insanların kendiliğinden kendisine gelmesini bekliyor. İkincisi ise daha vahim. Kendisi örgütlü ama hala eski arkadaş çevresini terk etmiyor. Toplantıdan toplantıya siyaset konuşuyor, geri kalan zamanında ise örgütlenme için hiç uğraş vermeden eski çevresi ile zamanını geçiriyor. Örgütlendik diye eski her ilişkimizi bitirelim demiyoruz ama çevremizdekiler de bizi bilmeli ve ona göre şekillenmelidir. Bu konuyu önemsiyoruz çünkü hala saflarımızda mevcut olan bu yanlış şekilleniş çalışmalarımızı olumsuz yönde etkilemektedir. Artık eski çevremizle hesaplaşmamızın zamanı gelmiştir. Değişmeleri umudunu taşıdığımız "eski arkadaşlarımızla" elbette ilişkimizi bitirmeyeceğiz ama değişmemekte ısrarlı olanlarla neden daha fazla zamanımızı kaybedelim ki? Henüz hiç konuşmadığımız onlarca, yüzlerce öğrenci olduğunu bilmemize rağmen neden zamanımızı bu kadar boş geçirelim. Üstelik çevresine DGH'li olduğunu, değiştiğini söyleyen birinin hala eski arkadaşlarıyla zamanını geçirdiğini gören insanlar, bize ne kadar inanacaklar? Ki bahsini ettiğimiz ve değişme umudu olmayanlarla olan ilişkilerin kesilmesi gerekir dediğimiz "eski arkadaşlar" genellikle okulda teşhir olmuş, serseri ve kabadayı tiplerdir.

Öğretmenlere karşı olan tavırlarımızda da çeşitli yanlışlara zaman zaman düşmekteyiz. Öğretmenlerin de düşüncesi ne olursa olsun sistemin ezdiği bir emekçi olduğu gerçeğim unutmamalıyız. Özellikle demokrat öğretmenlerle ilişkimiz iyi olmalı, onlara destek olmalıyız. Öğrencilere uygulanan dayak ve her türlü şiddete karşı olduğumuz gibi öğretmenlere de uygulanan dayak, hakaret ve her türlü şiddete karşıyız. Bu gerici bir öğretmen olsa da tavrımız aynı olacaktır. Yanlış yapan, şiddet uygulayan ve düzelmeyen öğretmenleri özellikle demokrat öğretmenleri de yanımıza alarak öğrenci ve öğretmenler içinde teşhir etmeli ve yanlışından vazgeçmesi için çaba harcamalıyız.

Üniversiteyi kazanmak için elimizden gelen çabayı göstermeli ve tercih yaparken de DGH ile hangi tercihler yapılmalı sorununu paylaşmalıyız. Derslerde başarılı olmak için elimizden geldiğince çaba harcamalıyız.

Kendimizi ve DGH'yi geliştirmek, daha da güçlendirmek için Özgür Düşün başta olmak ü/av eğitim materyali olarak kullanılacak kaynakları incelemeli ve kendimize bir eğitim programı çıkartmalıyız. Yeni insan ve özgür dünya mücadelesini kendimizden başlatıp maddi bir güce dönüştürebileceğimizi unutmayalım.

NEREYE GİDECEĞİN KADAR, NASIL VE KİMLERLE GİDECEĞİN DE ÖNEMLİDİR.

Yaşasın Demokratik Halk Liseleri Mücadelemiz.

LİSELİ DGH'LİLER

ÖZGÜR DÜŞÜN SAYI-29

 
kaypakkaya-anma-afisdgh-li-tutsaklarla-dayanisma

Özgür Düşün

  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün

www.demokratikgenclikhareketi.org | Demokratik Gençlik Hareketi Resmi İnternet Sitesi