|
DERSİM (30.05.2010) - Tunceli Üniversitesi “1. Bahar Şenlikleri”nin son günün de okula giren özel harekât timlerinin öğrencilere yönelik kurduğu baskı ortamı şenliklere damgasını vurdu.
Şenliğin son gününde düzenlenen “Tunceli Üniversitesi Öğrencileri Bir Yılını Değerlendiriyor” başlıklı söyleşi sırasında bir anda okulun içi özel harekât timleri ile doldu. İçeriye giren özel hareket timleri tarafından öğrencilerin başına silah dayandı. Yaşanan bu olaya öğrencilerin tepki göstermesinin ardından özel harekât timleri tarafından havaya ateş açıldı.
Olayların bu boyuta varmasının ardından üniversite bahçesinde öğrenciler tarafından oturma eylemi yapıldı. Eylem sırasında kayıtta olan okul kamerası görüntüleri öğrenciler tarafından delil gösterilerek okul idaresi ve yaşanan olaylarla ilgili tutanak tutulması istendi. Ancak okul yönetiminin yaşanan olayları görmezden gelerek “Bizim etkinliğimiz var gidelim etkinliğimize…” tarzında konuşmalar yapması olayın üstünü ne şekilde kapatacaklarının açık bir göstergesi oldu. Tüm bunlara rağmen öğrenciler oturma eylemini sürdürdü ve Rektörün gelmesini, olay ile ilgili tutanak tutulmasını yoksa oturma eylemlerinin devam edeceğini açıkladı.
Rektörden skandal açıklama
Tunceli Üniversitesi Rektörü Durmuş Boztuğ, yaşanan gerginlikle ilgili şunları söyledi: “Gelen kişiler bizim güvenliğimizi sağlamak için geldiler. Ve buraya silahla gelirken muhakkak bir sebep vardı. Onlar vatanımızı ve sizin güvenliğinizi korumak için buradalar.” Dursun Boztuğ yaptığı bu açıklama ile suçu üniversitede okuyan öğrencilerin üzerine atmaya çalıştı.
Konuşması sırasında rektöre öğrenciler tarafından sorular soruldu. Öğrencilerin sordukları “Bugün burada yaşanan olayda birileri yaralansaydı bunun sorumluluğunu alır mıydınız?” sorusuna Rektörün verdiği cevap: “Emniyet mensuplarımız kimseyi haksız şekilde öldürmez.” oldu. Demokrasi havarisi kesilen ve sık sık bunu yineleyen Durmuş Boztuğ halklarının onurlu evlatlarını, Aydınları, Ceylanları, Uğurları ve son olarak Şerzanları öldüren bu eli kanlı katillerin savunuculuğunu yaparak “bilim yuvalarının” bugünkü sistemde kimlerin elinde olduğunu bir kez daha ispatlamıştır.
Şenlik alanında yaşanan kısa süreli gerginliğin ardından üniversite yönetimi aldığı tepkiler karşısında şenlik alanından çıkmak zorunda kaldı. Daha sonra öğrencilerin kontrolünde geçen şenlik çekilen halaylar ve söylenen şarkılarla son buldu.

|