|
|
|
Hedef Şaşırtmaca ve Devrimci Üslup |
AĞRI (18.04.2008) - Tartışmalarda biçem, tarz, üslup ve içeriğe ilişkin ortak bir dil geliştirmek, devrimci ilkelerde birleşmeyi de beraberinde getirir. Sistemin devrimciler üzerindeki faşizan saldırılarına her geçen gün bir yenisinin eklendiği süreçte faşist saldırıları teşhir etmek anti-faşist mücadeleyi yükseltmek ve halkların haklı mücadelesini ortaklaştırıp, devrimci dayanışma ruhuyla, emperyalizme karşı mücadele etmek gerekir.
Her türden gericiliğe karşı olmak, eksik ve hatalı yanlarımızla yüzleşmek ve bunlara karşı amansızca savaşmak günün görevidir. Ağrı’da yaşanan olay bizlere bir kez daha gösteriyor ki; "Devrimin dost güçleri arasında fiiliyata dökülen her şiddet olayı sadece bir grubun, kurumun aleyhine sonuçlar doğurmaz. Şu veya bu düzeyde bütünün aleyhine sonuçlara neden olur. Her şeyden önce halk içindeki çelişkilerin ele alınmasında yanlış bir yöntemin yaygınlaşmasına yol açar." ( sınıf teorisi sayı: 9) Son süreçte DHP’nin düzenlemiş olduğu "Bağımsız Bir Ülkede Özgür Bir Halk Olarak Yaşamak İstiyorum" başlıklı kampanya çerçevesinde Ağrı yerelinde de DGH tarafından ‘Emperyalizm ve Ulus’ başlıklı panelin hazırlıkları ve örgütlenmesi aşamasındayereldeki sendika ve kitle örgütlerinde destek amaçlı gidilmiştir. Başlangıçta eğitim-sen ve ses sendikaları destek vermelerine karşın daha sonra DTP ve Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi’nin tutumları sonucunda sözü edilen sendikalar da bu sürece ortak olup etkinliğin boşa çıkarılması için yereldeki tüm feodal ilişkiler kullanılmıştır. Bununla da yetinilmeyip bölgede aktif faaliyet yürüten DGH aktivistlerine yönelik; "Burada yayın dağıtılmayacak, dağıtılsa bile önce bize sorulacak çünkü bizim arkadaşlarımız sizin yayınlarınızı okuyunca kafaları karışıyor. Burada ne yapacaksanız önce bizim haberimiz olacak… Eğitim-Sen’in Van bölge mitingine neden bizden habersiz katıldınız… Biz okulda sendikanın temsilcileriyiz… Kaygılanıyoruz…" Sonraki günlerde yayın faaliyeti yürüten arkadaşlara "neden bu yayını dağıtıyorsunuz bizim yayınları alıp okuyun, bu paneli size yaptırmayacağız, burada güç biziz..." tavrı geliştirilmiştir. Tüm bunlar ‘bu tarla benim ben sürerim’ mantığıdır. Bu yaşananlar gösteriyor ki bireylerin ve kurumların örgütlenme hakkı ellerinden alınıp bir kurumun tekeline teslim edilmek isteniyor. Faşist TC, Kürt ulusal basınına yaptığı baskıları hiçbir zaman demokratik bulmayan ve her fırsatta bunu teşhir eden DGH’ ye yönelik bu tarzda yaklaşım ve üslubun eleştirisi kurumumuz tarafından yapılmıştır. Gençliğin politik kitle örgütü olan Demokratik Gençlik Hareketi , ‘‘eylemde birlik, ajitasyon ve propagandada özgürlük’’ilkesini benimser.(demokratik gençlik hareketi programı madde: 48) |
|
|