Dicle Üniversitesi'nde Boykot, Tüm Provokasyonlara ve Engellemelere Rağmen Güçlüydü

AMED (07.04.2009) – Dicle Üniversitesi öğrencileri, Urfa’nın Halfeti ilçesine yapılan yürüyüşte, katledilen arkadaşları Mahsun Karaoğlan için başlattıkları 3 günlük ders boykotuna bugün de devam ediyor. Ayrıca, Dicle Üniversitesi’nin bütün fakültelerinde, polis terörü de hız kesmeden sürüyor.

 Urfa - Halfeti’deki köye yapılan kitlesel yürüyüş sırasında, polis tarafından sıkılan plastik mermilerle katledilen Dicle Üniversitesi öğrencisi Mahsun Karaoğlan, arkadaşları tarafından sahipleniliyor. Dicle Üniversitesi öğrencileri, bugün de, Mahsun Karaoğlan için nöbetteydi!

Sabah saatlerinden itibaren Dicle Üniversitesi Eğitim, Mimarlık ve Fen-Edebiyat Fakülteleri’nde toplanmaya başlayan devrimci, demokrat, yurtsever öğrenciler, yaygın boykot çağrılarını yinelemeye başladı. Bunun üzerine yine polisin sıkı takibine maruz kalan öğrenciler, buna rağmen her fakültede biraz daha kitleselleşerek, boykot çağrılarını yapmaya devam ettiler.

“Hepimiz Mahsun’uz, buradayız!”

Gün boyunca, “Dicle uyuma! Şehidine sahip çık!”, “Şehîd namirin!”, “Katil polis üniversiteden defol!”, “Polis dışarı!”, “Hepimiz Mahsun’uz, buradayız!”, “Ey şehîd! Rîyate, rîyameye!” (Ey şehit! Yolun yolumuzdur!), “Rektör istifa!” sloganları, Dicle Üniversitesi’nin fakültelerinde yankılandı.

Fakülteler arasında yapılan yürüyüşlerde, polisin de kitleyle birlikte yürüyerek taciz edici sözler sarf etmesi dikkat çekiciydi. Ancak Dicle Üniversitesi öğrencileri, bu provokasyona sloganlarıyla yanıt verdi.

Polis: “Suç işlemeyenler kitleden ayrılsın”

Hazırlık binasının önünde kitleyi durduran polisin, “Suç işlemeyenler kitleden ayrılsın, ayrılmayanlara müdahale edeceğiz” biçiminde çağrı yaparak, öğrencileri psikolojik baskı altına almaya çalışması dikkat çekiciydi. Öğrencilerin buna karşı cevabıysa, daha fazla kenetlenmek oldu.

Hiçbir fakültede ders işlenmedi

Polisin, çevik kuvvet ekipleri ve kamera çekimleriyle yoğun psikolojik baskı altına almaya çalıştığı  öğrenciler, buna rağmen her fakültede biraz daha kitleselleşerek, Dicle Üniversitesi’nin bütün fakültelerinde boykot çağrısı yaptı. Bunun sonucunda, bugün, yine hiçbir fakültede ders işlenmedi.

Boykot çağrısının tamamlanmasının ardından kitle, demokratik kitle örgütü temsilcileri, milletvekilleri ve belediye başkanlarını beklemek üzere, Fen-Edebiyat Fakültesi önünde oturma eylemi yapmaya başladı.

Saat 11:00’da, İHD ve Eğitim-Sen Amed Şube Başkanları, Amed Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, DTP milletvekilleri Selahattin Demirtaş ve Aysel Tuğluk kampusa gelerek, Mahsun Karaoğlan’ın okuduğu sınıfa karanfil bıraktı.

Demirtaş: “Mahsun devlet eliyle katledildi”

DTP Meclis Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş, yaptığı konuşmada, Mahsun Karaoğlan’ın öldürülmesinden dolayı duyduğu üzüntüyü belirterek, “Mahsun arkadaşımız bilinçli bir şekilde devlet eliyle katledilmiştir. Biz 3 gündür ortak acıyla yaşanan bu katliamın normal olmadığını, alışmadığımızı, alışmayacağımızı anlatmaya, göstermeye çalışıyoruz. İnsan hayatının bu kadar ucuzlaştırılmasını asla kabul etmeyeceğiz.” dedi.

“Bu üniversite işkencelere ve görkemli direnişlere sahne oldu”

 Demirtaş, Türkiye’de ciddi hukuksuzluklar yaşandığına dikkat çekerek, “Türkiye’nin batısında başka bir hukuk, doğusunda, Kürtlere başka bir hukuk uygulanmasını kabul etmeyeceğiz. Biz bu yüzden ayaktayız. Bu iki arkadaşımıza sahip çıkmakla, barışa, demokrasiye sahip çıkıyoruz.” dedi.

Dicle Üniversitesi öğrencilerinin arkadaşlarına sahip çıkmak için, demokratik haklarını kullanarak protesto gerçekleştirdiğini ifade eden Demirtaş, şöyle devam etti: “Siz demokratik hakkınızı kullanırken, size yönelik üniversite içinde yapılan işkenceleri de asla kabul etmeyeceğiz. Bu üniversite çok işkencelere ve çok görkemli direnişlere tanıklık etti. Bu nedenle biz, üniversitede demokratik hakkını kullanan öğrencilerin, bu meşru tepkilerinin anlaşılması gerektiğini düşünüyoruz.”

Demirtaş, öğrencilere ve bütün halka baş sağlığı dileyerek, konuşmasını sonlandırdı.

Tuğluk: “Bir genci öldürmek, çok açık faşizmdir”

Demirtaş’tan sonra sözü alan, DTP Amed milletvekili Aysel Tuğluk’un, yoğun bir biçimde duygulandığı görüldü. Tuğluk, Halfeti’de katledilen Mahsun Karaoğlan ve Mustafa Dağ’ı anarak, “Hep derler, ‘ölümün erkeni yoktur”. Ama 20’sinde öldürülmek ve hiçbir hukukî ve ahlakî izahını yapamayacağımız bir biçimde katledilmek, büyük acı veriyor bize. Bu halkın gençlerini, bu halkın evlatlarını öldürerek bu mücadeleyi sindireceklerini düşünüyorlarsa, yanılıyorlar. İşte sizler, Mahsun’un arkadaşları, yoldaşları, hepiniz birer Mahsun’sunuz. Ve hepimiz biliyoruz ki, 20 yaşında bir genci öldürmek, çok açık faşizmdir.” dedi.

Dicle Üniversitesi öğrencilerinin sağduyulu davranması gerektiğin ifade eden Tuğluk, “Biliyorum acılısınız. Ama tüm bunlara rağmen barış umudumuzu, barış arayışımızı yitirmeyelim. Onlara cevabımızı, barışın mücadelesiyle verelim.” dedi.

Mahsun’un annesi: “Artık kimse ölmesin!”

Mahsun Karaoğlan’ın annesinin kendisine, “bu barışı gerçekleştirin, artık kimse ölmesin” dediğini aktaran Tuğluk, konuşmasına şöyle devam etti: “Bir doğum günü kutlamasında, bir halkın bu kadar terörize edilmesi imha ve inkar siyasetinde devam demektir. Biz ısrarla barış diyorsak, kardeşlik diyorsak, hiç kimse buna öldürmelerle karşılık veremez. Biz kardeşlik diyorsak, Türk halkının özgürleşmesi için de istiyoruz. Ama tüm katliamlara karşın, barışı savunmaya devam edeceğiz. Bu topraklarda barışı, onlara rağmen yaşatacağız. Barış elimizi tutmazlarsa, bizler kendi özgür geleceğimizi belirleyecek iradeye sahibiz.”

“Unutmayın, hepiniz Mahsun’sunuz”

Öğrenciler için en önemli olanın halklarına ve mücadelelerine sahip çıkmaları olduğunu söyleyen Tuğluk, konuşmasını şu ifadelerle sonlandırdı: “Halkınıza ve mücadelenize sahip çıkın. Sizler Mahsun’un anısına ancak onun mücadelesini sürdürerek sahip çıkabilirsiniz. Unutmayın, hepiniz Mahsun’sunuz!”

Baydemir: “Silahsız bir insanı öldürmek, korkaklıktır!”

Aysel Tuğluk’tan sonra sözü alan, Amed Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, konuşmasına, öğrencileri Türkçe ve Kürtçe selamlayarak başladı. Mahsun Karaoğlan’ın silahsız ve sivil olduğunu söyleyen Baydemir, “Çağdaş bir dünyada silahsız ve sivil bir insana kurşun sıkmak, onun yaşamına kast etmek sadece acizliktir, korkaklıktır. Ama biz hiçbir şart ve koşulda kanı kanla temizleme siyasetinin mensubu olmayacağız. Yüreğimizin yangını ne kadar büyük olursa olsun, sağduyumuzu, metanetimizi, vakur duruşumuzu asla yitirmeyeceğiz.” dedi.

 Kürt halkının Türkiye ve Orta Doğu’nun onurlu barış umudu haline geldiğini ifade eden Baydemir, “Bu umudu temsil ediyorsunuz. Bu umudu tekrar çatışma zeminine çekmek isteyen hainler, korkaklar var. Bu oyuna kesinlikle gelmeyeceğiz. Ben de aynen bu sıralardan geçtim. Ben biliyorum, sizin acınızı. Sizinle aynı sıralardan geçmenin onurunu yaşıyorum” dedi. Baydemir, sonra öğrencilere dönerek, Kürtçe, “Ben de sizin gibi en az yüz defa oturdum burada” dedi.

“Şimdi yepyeni bir geleceği öreceğiz”

Kendi okuduğu dönemden bahseden Baydemir, şöyle devam etti: “94-95 yıllarından sonra, bugün, çok şey değişti. Çok şeyi halkımız değiştirdi. Her gün dersten çıktığımızda bir haber alıyorduk. Beraber dersten çıktığımız arkadaşımızı toprağa gömüyorduk. Ama bu halk emeğiyle bunu değiştirdi. Şimdi yepyeni bir geleceği öreceğiz. Size ihtiyacımız var. Nitelikli, üniversite mezunu, dilini bilen, toplumuna duyarlı kişilere ihtiyacımız var. Yarın vekillik bayrağını, hizmet bayrağını siz devralacaksınız.”

Gençliğin kendini geliştirmesinin önemine dikkat çeken Baydemir, “İntikam alacaksak bu kan dökerek olmayacak. Orta Doğu’nun en donanımlı gençleri olarak intikamımızı alacağız. Metanetinizi, sağduyunuzu ve demokratik duruşunuzu her koşulda sürdüreceğinizden eminiz. Yüreğimiz sizinledir. Sizlere söz veriyoruz ki, bir gün, Mahsun’un annesinin elini öpüp onurlu barış müjdesi vereceğiz” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Konuşmalardan sonra, Osman Baydemir, Aysel Tuğluk, Selahattin Demirtaş ve demokratik kitle örgütü temsilcileri, öğrenci temsilcilerini de yanlarına alarak, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç’la görüşmeye gitti. Görüşmeler sırasında, dün yaşanan polis terörü ve gözaltıların yanı sıra, bundan sonra yaşanacakların konuşulacağı ifade edildi.

Dicle Üniversitesi öğrencileriyse, Fen-Edebiyat Fakültesi önünde, oturma eylemini sürdürüyor. Demokratik Gençlik Hareketi aktivistleri de, eyleme destek veriyor.

 

www.demokratikgenclikhareketi.org | Demokratik Gençlik Hareketi Resmi İnternet Sitesi