DALGALI DENiZ...

Okur- Yazarların Kaleminden

Gerçeklik bu olmalı, insanın kamburlaştığı, nasırlaştığı sömürünün yüzlerdeki kırışıklardan sayıldığı, insanın insansızlaştığı, insanın insana açlığı...

Sömürüyü hiç bu kadar yalın ve yakından görmemiştim, dünya gerçekliği bu olmalıydı. Herkes toplumun kendine biçtiğini kabulleniyor, düzenin köhnemiş paslanmış dişleri arasında yoğruluyordu.

ilk gözüme çarpan koşuşturma ve telaş idi, evet gerçeklik bu olmalıydı, sınıfların müzeye kaldırıldığını iddia edenler bu coğrafyaya uğramamış olmalıydılar. Bazıları başkalarının cebelleşmesini soluk soluğa dünyayı sırtında taşıyanları şöyle bir göz ucuyla kestirip kendilerine biçilmiş küçük dünyalarında daha iyi yaşamanın ideallerini gerçekleştirmenin hesabında, diğerleri bugünü kurtarmanın peşinde. Adeta aralarında duvarlar örülmüş gibi bu kadar yalın ver tüm çıplaklığıyla gerçek.

ileride kapkara insana benzemeyen koca kafalı ufak sıska çocuklar çöplerde bir şeyler arıyor, yoldan geçenler uzaklaşıyor tedirginleşiyor. Herkes yerini bilmeli ona göre yaşamalı, hem böyle olmasa niye Tren de orda burada birinci ikinci sınıf diye bölümler yapılırdı?

Belki bu toplumun çeşitliliği ve tek farkı tüm bireylerin içine nüfus etmiş benliğine işlemiş o feodallik, iradesiz kendi ağzı dili olmayan dürtülerle yasayan karanlık gizli ve kabullenmiş görüşlerin hakim olduğu davranışlar. Kendine yabancı, dar döngüler sapa sarmış tüm benliğini. Zaten kendine hiç sıra gelmiyor ki.

Bir şeyler ters gidiyordu bu konu hakimdi ama bir şeylerin değişmesi "imkansızdı". Uzaklaşmak gerekir di tüm bu kokuşmuşluktan, kafalar çakır olunca umursamaz bakışlarla pek de güzel görünüyordu hayat. Birden boşalıyordu her şey, ipsiz kuklalar geçekten ipsiz miydi?

Geçmişten gelen tüm değerler ağır basıyordu, her haksızlıkta onların belasını bulacağını ümit ediyor, aile sıcak bir ev olarak hazır bekliyor, bir rüzgâr tüm değerleri zorluyor, çaresizlikle sımsıkı sarılıyor iplere.

Kürdün türküsü uzun olur derler, çünkü Kürt hep dağlardadır. Doğayla bütünleşmenin şairsel bir armağanı olsa gerek.

Doğa kanunu işliyor, emek toplumsallaşıyor çünkü onlar hep üretiyor çünkü onlar hep krizde, "onlar" da her geçen gün zenginleşiyor. Tek bildiğim bu uzun Türkü bir gün halaya duracak o gün dünden çok daha yakın.

Kemal Keskin

 

Özgür Düşün

  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün

www.demokratikgenclikhareketi.org | Demokratik Gençlik Hareketi Resmi İnternet Sitesi