|
…. Veya Fakir Baykurt, dokuz köyden kovulduğunda, onuncu köyden bağıran öğretmen yılgınlığa kapıldığında ne yapacağını neden söylemedi? Bana bu idealizmi yükleyen, öğretmen olmamın tek nedeni olan Fakir Baykurt öğretmenleri hiç yılmamışlardı… Ben yıldım… Her şeyden; okuldan öğrenciden eğitmenlikten, tüm bunların sebebi eğitim unsurlarını ranta çevirenlerden yıldım.
Karşıma çıkan her engeli yıkar, bana bakan onlarca gözü bir noktaya çekerim zannetmiştim, kafalarda bir soru işareti bırakırsam, onlar; bir gün o soru işaretinin etrafında dönerler diye düşünmüştüm… Oysa hiç ama hiçbir şeyi yerinden oynatamıyorum… Yok hayır oynuyor, ama geriye evet geriye gidiyor. Her şey garip bir biçimde geriye… Kızlar okumak yerine evlenmeyi, kampus yerine evlerinin, gelinliklerinin hayalini kurmayı tercih ediyor, her geçen gün arabesk müziğin karamsarlığına boğulmayı tercih eden genç sayısı artıyor. İlk dakikalarda doğuştan getirdiklerini bildiğim, ama kaybettikleri “merak etme” duygularını çok aradım...(?) Her seferinde uzun süren nutuklarda, ağzımda adeta devrim tadı. Sonrası, …yine yılgınlık… meğer hababam sınıfından bu yana o nutuklar işe yaramaz olmuş, iğrenç kahkahalara sebep olmuş.
Her geçen gün elden avuçtan çıkan gençlik kurban olmaktan öte bir şey değil… Türlü sapkın davranışın sahnesi sınıflar, toplumun küçük örneği ve kaderdaşı; rantların hem zemini hem sonucu…
Tahir öğretmen, (Fakir Baykurt’un asıl adı) anılarında; “Klasiklerin en iyi okuru enstitülü gençlerdi cepler ona göre yapılıyordu, kitap sığsın diye; koyun gitmeye giden kızlar, torbaya azıkla birlikte kitap da katardı” demişsin. Bizim çocukların ceplerinde de, azıklarında da aradığım merak duyguları yok, hayallerini bile koymuyorlar hocam.
Evet Fakir Hocam, “Kaplumbağalar” romanında yazdığın, konusu da O’ralar olan toprakları gezerken öğretmen olmayı kafaya koymuştum; soyguncuyla, arsızla, riyakarla mücadeleyi yazmıştın, hocam öğrendim, peki ya aymaz, aldırmaz, duyarsız, sağırlaşmış gençler, hocam; onlarla nasıl başa çıkacağımı yazmamışsın, anlaşılan bu kadarını sen de tahmin etmemişsin.
|